Sesimi gözyaşımla yıkayarak
Gidip toprağına fısıldayacağım
Söylediklerinden ötesini yaşadı kızın
Su değil kalbinin iklimini verdi çiçeklere
İsminden isimler ekledi öpe koklaya
Kediler köpekler saka kuşları
Ezilmiş bir salyangozun acısı
Çınarları sabah duasına çeviren serçeler
Bizden önce sahibiydi evimizin.
Bir gün, "benim için şiir yazdın mi hiç" demiştin. Göstermiştim, "şu heves sensin, şu incinmiş gurur sen, şu utangaç aşk, şu Posta Caddesi'ndeki daktilo sesi, çocukların okul dönüşü sevinci sen." Kuşkuyla bakmıştın yüzüme. Kirpiklerim içime dökülüvermişti. Susarak büyümüş iki çocuktuk biz, kendisini sevmeyi bilmeyen.
Ben ölmeden sana ölüm yok, bunu unutma
Dünyanın bütün çiçekleriyle
Bütün şarkılarıyla, şiirleriyle
Murat damlası, acı salkımı çocuklarıyla
Burada tutacağım seni.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.