Yalnız ruhlar acıya boyanırsa..
Çok acı çeken insan çok yaşamış demektir. Sakın yalnız ruhların bu dünyadan habersiz yaşadıklarını sanmayın, onlarda köşelerinde yargılarlar hayatı... Balzac vadideki zambak Satoshi gogo eternity çok sevdiğim gitar bestesi.. youtu.be/3j8oLfTmIHk?si=...
Alıntı
Reklam
Ve beklemek İnsan bekler,hep bekler Gelmeyeceğini bile bile... Ya gelirse... Didi ve Gogo hepimizin içinde  yaşamakta Beckett'in absürd komedi  tiyatrosunda varolmanın acısını çeken bizler  Neyi bekliyoruz? Kendimizi mi...yoksa hakikati mi...hem de gelmeyeceğini bile bile. Eğer gelmeyecekse gidelim. Gidelim mi? Ya gelirse... Sen söyle çocuk,ne zaman gelecek? Yarın gelecek Yarın mı gelecek! Evet.Yarın
Düşünce
Godot'yu Beklerken
Bu oyunun yazılışının 2. dünya savaşı sonrası yıllarına denk gelmesi tesadüf değildir. S. Beckett, Sartre ve birçok filozof ve sanatçı , savaşın sebep olduğu travmatik atmosfer içinde varoluşçuluk sorgulaması yapıyordu. Oyunun kapalı zaman döngüsü oluşturuyor olması da ilginçtir. Didi ve Gogo her gün Godot’u bekledikleri yerde bir şeyleri sorgulayarak bir farkındalık bir tekamül yaşarlar. Üstelik Godot’un gelmeyeceğini söyleyen çocuk hiçbir sefer onları tanımaz. Bir çeşit reenkarnasyondur bu belki de .Mesaj şudur ki tüm hayat, tüm gelecek, beklerken yaptıklarımızdan ibarettir. . Godot’un bugün gelmeyeceğini, yarın geleceğini haber veren kişinin çocuk olması da kasıtlı bir seçimdir. Varlığımızı sürdürmek ya da hayatımızı sürdürmek için kendimize söylemeye ihtiyaç duyduğumuz yalanların masumiyetini sembolize eder Tek dekor sahnenin ortasındaki kuru ağaçtır. Ve oyun boyunca yapılan konuşmalarda ağaca göndermeler yapılır. Belki de bu ağaç Aden'deki bilgelik ağacının bir sembolüdür. . İroniktir ki Didi ve Gogo bekledikleri yerdeki tek ağaca kendilerini asmak isterler. Ama bir türlü yapamazlar. Godot gelmeyerek mesajını iletmiştir zaten. Yani Godot’un gelmeyişi kendi içinde bir mesajdır. Godot sahneye gelmeyerek şunu iletmiş olur.; hayatın anlamı hakkında söylenebilecek bir şey yoktur. Gogo sürekli şikayet eder, unutkandır ve uyuyamaz. Didi daha mantıklı konuşur her zaman. Godot’u Beklerken oyunu sanki Dövüş Kulübü filminin ilk versiyonu gibidir. Bir varoluşçuluk sorgulaması.
Reklam
Reklam