GÖKÇE

GÖKÇE
@gokcedenn
"Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı." ~ Duha 3
Üniversite
İstanbul
27 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
@gokcedenn·
·
sabitlendi
Kupkuru bir ağaç zannederdim kendimi Kupkuru, ürkütücü Issız bir ağaç Kuşların konmaktan çekindiği Meğer ne kadar yeşilmiş yapraklarım Kucaklarmış göğü uzanır gibi Ne kadar canlı ve gösterişliymiş gövdem Altındaki çiçeklere yol gösterir gibi Mesele ben değilmişim ki Mesele, toprakmış meğer Mesele, iklimmiş meğer Yanlış iklime, toprağa tutunmaya çalışmışım Belki de mecbur edilmişim Pek çok fidan gibi
1000k
Reklam
Samimi duygular ne sonradan üretilebilir ne de yok edilebilir
Samimi, gerçek duygular üretilemez, yok edilemez de. Bu duyguları yalnızca bastırabilir, kendimi­zi avutabilir ve bedenlerimizi kandırabiliriz. Ancak daha önce söylediğim gibi, beyinlerimiz duyguların saklandığı mahzenlerdir; bu duygular, geri çağrılabilir, yaşananlar­dan kolayca etkilenebilir ve neyse ki herhangi bir risk ol­madan bilinçli duygulara dönüştürülebilirler.
1000Kitap
Çocuklar kötü muameleyi normalleştirirler
Büyük olasılıkla suistimal edilen her çocuk, hayatta kalabilmek için böylesi bir tutum benimsemelidir(kötü muameleyi normalleştirme ve olumlu olduğuna inanma). Bu ço­cuklar, başkalarının hemen suç olarak nitelendirecekle­rini, iyi şeyler olarak görerek algılarını yeniden yorum­larlar. Çocukların başka çareleri yoktur, yardım eden bir tanık yoksa ve zalimlere maruz kalıyorlarsa, gerçeklerden uzaklaşmak zorunda kalırlar. Sonrasında aydınlanmış tanıklara rastlayacak kadar şanslı olan yetişkinler olarak bir seçeneğe sahip olurlar. Sonra gerçeği, kendi gerçeklerini kabul edebilirler, zulmedenlere acımayı ve onları anlama­yı bırakabilirler, onların sürdürülemez ve kopuk duygu­larını hissetmeye son verebilir ve onlara yapılanları bir kenara bırakabilirler. Bu adım, bedenlerine muazzam bir rahatlık sağlar. Bir çocuk olarak yaşadığı trajik tarihi yetiş­kin benliğine artık hatırlatmak zorunda değildir. Yetişkin benlik, kendisi hakkındaki bütün gerçeği bulmaya karar verir vermez, beden anlaşıldığını, saygı duyulduğunu ve korunduğunu hisseder.
1000Kitap
Beden asla unutmaz
Bir çocuk dünyaya geldiği zaman, ebeveynlerinden en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir; yani şefkat, dikkat, ilgi, korunma, dostluk ve iletişim kurma isteğidir. Bunlar sağ­landığı takdirde, bedenleri hayatları boyunca bu iyi anıları taşıyacaktır ve sonra yetişkinler olarak aynı sevgiyi kendi çocuklarına aktarabileceklerdir. Ancak durum böyle de­ğilse, çocuklar hayatları boyunca ilk hayati ihtiyaçlarının tatmin edilmesine dair bir özlemle başbaşa kalacaklardır. Hayatlarının geri kalanında bu özlem, başka insanlara yönelik olacaktır. Buna karşılık, çocuklar "yetiştirme" adı altında ne kadar acımasız bit şekilde sevgiden mahrum bırakılır, yadsınır ya da kötü muamele görürse, yetişkin oldukları zaman -en çok ihtiyaç duyduklarında o sevgiyi vermeyen- aynı anne babaya ya da onların yerindeki kişi­lere o kadar çok bel bağlayacaklardır. Bu bedenin normal bir tepkisidir. Beden tam olarak neye ihtiyaç duyduğunu bilir, mahrum kaldıklarını unutamaz, mahrumiyet ya da boşluk oradadır, doldurulmayı bekler.
1000Kitap
Bedenimiz duyguların ağırlığını yansıtır.
Tecrübelerim bana şunu öğretmiştir; kendi bedenim, daha fazla özerklik ve özgüven kazanmamı sağlayan bü­tün gerekli bilgilerin kaynağıdır. Yalnızca çok uzun süre içimde hapsolmuş duyguları hissetmeme izin verdiğim zaman, geçmişimden kurtulmaya başladım. Hakiki duy­gular asla zorla hissedilemez. Yalnızca varlardır ve var ol­malarının bir sebebi vardır, bu sebep çoğunlukla gizli olsa da. Bedenim çok iyi bildiği sebepler yüzünden buna isyan ederse, kendimi anne babamı sevmek ya da onlara hürmet etmek için zorlayamam.
1000k