gökçe

Puan vermedi·103 syf.·
2024 23. kitabı
kitapta mentor olarak ve kendi şiirlerine bir onay olarak gördüğü bir şairin, genç bir şaire öğütleri anlatılıyor. dili oldukça zor ama yavaş okuyup her cümleyi anlamaya çalışırsanız size çok güzel şeyler katacak fikirler barındırıyor. dili cidden yordu beni ama anladığım şeylerin güzelliği bunu bastırdı. ben de yazan biri olarak tanınmış bir şairden böyle güzel öğütler dinlemeyi çok isterdim. şair yazdıklarına ve yaşayışına baktığımızda çok tatlı bir profil çiziyor. genel yazın dünyasına baktığımızda bu kadar insanlık misali yaşamlar görmek zor ama yazarımız güzel bir ahlak örneği olarak kalıyor karşımızda.
1000Kitap
Genç Bir Şaire MektuplarRainer Maria Rilke · Cem Yayınevi · 20121,477 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·360 syf.·
2024 8. kitabı
hikayenin gidişatı güzeldi. ilk kitaba uzun bir inceleme yazdım, ikinci kitap içinse söyleyeceklerim çok fazla değil. cardan’ın karakter gelişimi hoşuma gitti. artık gerçekten güçlü bir kral oldu ve sonda yaptığı hamleyi spoilerla neden yaptığını öğrensem de üçüncü kitap için heyecanlıyım. jude’un hırs ve güç merakı gittikçe babasına benzemesini sağlıyor. ne derler bilirsiniz; en benzemek istemediğin aile üyesinin kopyası olursun, kendine çekersin
1000Kitap
Lanetli KralHolly Black · Dex Yayınevi · 20201,636 okunma
Puan vermedi·412 syf.·
2024 7. kitabı
okuma alışkanlığımı kazandığım kitaplar fantastik türdeki kitaplar olmuştu. tam olarak hayal gücümün zirvesini yaşadığım yaşlarda fantastik kitaplar sayesinde zihnimin içinde büyülenmiş gibi hissederdim. son bir aydır doğru düzgün sayfa çeviremediğim için daha kolay okunan ve en azından bu yaşıma hitap edebilecek bir fantastik dünya seçtim. kitaba olan yorumuma gelirsek, dil: fantastik evrenlerde genelde üçüncü şahıstan anlatılmasını daha çok seviyorum, birinci kişiden anlatılınca sadece kahramanın bakış açısını görmüş oluyoruz ve kötü karakteri anlamaya yer kalmıyor, yine de birinci kişiden anlatılmasına rağmen sevebildim. çeviriyi geçmiş zaman yerine şimdiki zamanla yapmışlar hep, belki de yazar öyle kullandı bilmiyorum ama bunu ben kötü bir özellik olarak görüyorum. yine de alışıyorsunuz. modern çağ yazarlarının yakalandığı o hastalık olan edebi ve güzel dil yerine çocukça kaçabilecek ve basitçe bir dil yerine daha olgun bir dil var. yazarın kalemini genel olarak sevdim. karakterler: ana karakter olan jude’un isteklerine başlarda anlam veremedim ama dik başlı ve hırslı oluşu hoşuma gitti. yine de ne gerek var dediğim noktalar oldu ama hikaye ilerledikçe neden olduğunu anlayabiliyoruz. ölümlü olarak yaşadığı peri dünyasında babasından torpilli olsa da dışlanmış karakterdi, ikizinden farklıydı ve zaman geçtikçe üvey babasına benzemesi fakat ondan daha iyiye hizmet etmesi hoşuma gitti. fantastik evrenlerdeki güçlü kadınları gerçekten seviyorum. cardan’a gelecek olursak illa ki nefretine karşı bir sebebi vardır diye düşündüm hep, ilerleyen zamanlarda öğreniriz diye baktım ve öyle de oldu. kitabın adından ve cardan’ın, jude’a zalim yaklaşımdan ötürü kitabın adında geçen zalim prensin o olduğunu düşünsem de kitabın adının balekin’e hizmet ettiğini düşünüyorum. cardan’ın
1000Kitap
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,323 okunma
Puan vermedi
evet, kitabın anlattığı güzel ama ben deli lafına ya da akıl hastası lafına karşı direnen biriyim. depresyonlu birilerine ya da bıkkınlığı, karamsarlığı, hayatı çözememişliği olan insanlara onca deli, klinik vaka varken deli denmesi ya da akıllarından zoru varmış gibi konuşulması iğrenç bir şey. var oluş biçimidir bu karamsarlık, insan yapısıdır belki de, bazen de sebebi vardır. hasta olarak damgalayarak insanları sınırları içine hapsetmek kadar gaddarca bir şey yok. bu algıyı sevmediğim için kitaba devam edemedim. veronika da bence hayatı boyunca kendini yaşayamamasının acısını çekiyor. zedka’yı da anlayabildim. ama sevemedim, kendilerini deli olarak kabul edip gelişemeyen iki insan.
1000Kitap
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
Puan vermedi·67 syf.·
2024 3. kitabı
kendi olma savaşı içerisinde topluma uyum sağlayamamasından ötürü akıl hastanelerine kapatılan ve günümüzde de ne kadar insancıl yerler olmadığını bilsek de o zamanların daha ağır koşullarında öyle bir ortamda bulunmuş ve birden çok yerde, oradan oraya, hastane hastane dolaşmış bir insan. çektiği acı çok, o elektroşok verdikleri zamanki korkusu iliklerime kadar işledi. etkilendiği yazarlardan ötürü kişinin bireysel olarak var olma ve özgürlüğünü benimseyen bir insan. ülkenin sıkıntılı dönemlerinde 70’li yıllarda gençliğini geçirmiş ve daha sıkıntılı zamanlarda da çocukluğunu geçirdiği için klinik bir hastalığı olmuş. bipolar olduğu söyleniyor ve hastalığı bilenlerin bir yerde gerçekten bunu belli ettiğini anlayabilirsiniz. insanın sosyoekonomik durumu ve baskılardan ötürü sadece fiziki olarak değil zihin ve ruhen hasta olabildiğini de görüyoruz. sadece kitapta hastaneye kapatılma nedenlerini ve deliliğinin neden öyle adlandırıldığını, sebebini merak etmemden ötürü daha detaylı bir kitap olmasını diledim. tezer kendimi özdeşleştirdiğim bir yazar olduğu için onu daha iyi anlamak ve kendimi görmek isterdim. aşiyan mezarlığına iki kez gittim ama prensesimin mezarını göremedim. yaşadıklarını ve hayatını biliyordum ama onun dilinden okumak beni daha da yıktı. bir dahaki aşiyan mezarlığına gidişimde kesinlikle mezarı başına gideceğim ve gözyaşları arasında kalacağıma eminim.
1000Kitap
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma