İnsanın kendi vücudunda, yakın ve uzak çevresinde (kâinatta) Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren sayısız işaret ve delil vardır. Bunlardan biri de insanoğlunun yaratılıp hayata getirilmesi, sonra ecel gelince öldürülmesidir. Bir taş yerinden oynasa, bir yerde bir ot bitse, insanoğlu taşı yerinden oynatanı, otu oraya ekip bitireni düşünür. İnsanın hayatı ve yapısı, bir taşın hareketi ve bir otun bitmesiyle kıyas edilemeyecek kadar karmaşık, büyük, ince, sanatlı, düzenli, hesaplı ve esrarlıdır. İnsanı ve hayatı düşünüp de Allah’a ulaşmamak için insanın kalbinin mühürlenmiş, aklının nefis, şeytan, yanlış eğitim yüzünden perdelenmiş ve şartlanmış olması gerekir.
Allah’ı bırakıp nefis ve şeytana kul olanların zararlı çıkacaklarında şüphe yoktur; çünkü bunlar, ömür sermayesiyle fâni dünyayı satın almışlar, ebedî saadetten mahrum kalmışlardır.
Hz. Peygamber bir sohbetinde cenneti anlatırken, “Orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kimsenin hayalinden geçmeyen şeyler vardır” buyurmuş, ardından da “Korku ve ümit içinde rabbine ibadet ve dua etmek üzere vücutları yatak görmez, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah için harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak onlar için saklanan mutlulukları hiç kimse bilemez” (Secde 32/16-17) meâlindeki âyetleri okumuştur (Müslim, “Cennet”, 5).
Başıma bir şey gelirse 'şöyle yapsaydım böyle olurdu' diye hayıflanıp durma.
Allah'ın takdiri bu, O ne dilerse yapar' de. zirâ 'eğer şöyle yapsaydım' sözü şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar. (Müslim, Kader 34 6774; İbn-i Mâce, Mukaddime 10, 79)
DENGELİ VE UYUMLU
Fevri çıkışlarını, bir anlık verdiğin kararları, düşünmeden dahil olduğun konuşmaları, istemsiz taklit ettiğin bir hareketi şöyle bir düşün; ne kadar olmak istediğin 'sen'i yansıtıyor? Bugün ne kadar olmak istediğin 'sen'sin?
Davranışlarının analizine, bulunduğun konumun tahliline ihtiyacın var.
Yürürken ezmemelisin. Gülerken ağlamamalı, severken kırmamalısın. Saygı duyarken saygınlığını yitirmemelisin. Severken bağlanmamalı, küserken koparmamalısın. Kendine duyduğun güvenle güvenle insanlara olan saygını yok saymamalısın. Bildiğin konuyu dinlemekten vazgeçmemelisin. Özgün olmalı ama kendini tek doğru görmemelisin sunduğun fikrin kabulüne diretmemelisin. Duygularına ses vermeli, duygusallığını bahane etmemelisin.
Görmek istediğin saygınlığı kendine önce sen göstermelisin. Çevrendekileri yanlış yapabilirliği ile kabul etmeli ancak yanlışlarını da görmezden gelmemelisin. Her duyduğun düşünceyi hemen benimsememeli, bilirkişilere danışarak karar vermelisin. İstişareye açık olmak seni uçlardan kurtaracak, ihtilaflı konularda kaybolmaktan koruyacaktır.
Sakinliğini tembellik, canlılığını dağınıklık haline getirmemelisin. Onurunu, gururunu muhafaza etmeli; daima menfaatini öncelememelisin. Konuşurken çevrene kulak vermelisin. gülerken ağlayanı görmelisin. Çevrene göre değil doğruya göre değişmelisin.