ayseakkan

ayseakkan
Okul öncesi öğretmeni /
Acıyı gördüm.... Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şeyhülislam Efendi sofra duası için bir yudum suyla boğazını temizlemeye bile başlamıştı töre gereği duadan sonra akşam namazına kalkılacak, namazdan sonra kısa bir sohbet yapılıp herkese rütbesine uygun diş kiraları takdim olunacak ve topluca Ayasofyaya teravih’e geçilecekti.” Ne güzel bir süreç bu anlatılanlar.. insanın gözünde canlanıyor Diş kirası : Osmanlı Devleti'nde devlet adamlarının ve ileri gelenlerin saray ve konaklarında her akşam iftar yemeği vermeleri bir gelenekti. İftarlarda misafirlere ve özellikle fakirlere yemekten sonra diş kirası adıyla para ve çeşitli hediyeler dağıtılırdı
İstanbul zürafasının iftar öncesinde kalender sohbetleri meşhurdu.Önce bir cüz Kur’an okunur, ardından tatlı hikayeler anlatılır nüktelerle dualar birbirine karışırdı” ne kadar güzelmiş iftar öncesi bir cüz Kur’an okumak dualar etmek..
"Kulları içerisinde Allah'tan sadece alimler(bilenler) korkar." Kur'an' da ilim/alim kelimeleri kullanımına baktığınızda göreceğiniz şey, ilmin Allah korkusu ve hakikati bilmek olduğudur. İlim kuru bir "O onu dedi, bu bunu dedi" (kıylükal) değildir. Yine Efendimiz' den (sav) nakledildiğine göre: 'Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler dinar ve dirhem değil ilim bırakmıştır. O halde ilmi alan büyük bir pay almış demektir."Kim ilmi, ulemadan addedilmek, cahillerle tartışmak ve in- sanların teveccühünü kazanmak için talep ederse, Allah onu cehenneme koyar: İlim bir insana bunların tamamını sağlayabilir. Ancak bunları talep etmek ilim talep etmek değildir. İlim maksattır. Hedefi hakikati anlamak, hakikate göre yaşamak ve rıza-i ilahiye ulaşmaktır. Bu maksat için çabalarken gelen ek sonuçlar maksud değildir. Geçip giden bir zaman, yaşadığı ömrü bile hatırlayamayan insanla- rız. Kendi hayatımızı sonunu merak ettiğimiz bir film gibi izlemekteyiz. İlim öğreniyoruz ve biliyoruz ki, bu güzeldir. Biliyoruz ki lazımdır. Hem İslam dünyası hem de ülkemiz bilene muhtaçtır. Neden ilim öğrendiğimizi anlatırken sürekli "din-i mübin ve ülkemiz için" diye lanse ediyoruz. Allah'ın kulları ilim talebelerine bakınca ''İşte bunlar bizim için çalışan fikir emekçileridir. Onlar çalışacak ki biz daha iyi olalım." diye düşünüyorlar. Her yerde ilim ehline ihtiram edip, kanaatlerini soru- yorlar. Vallahi onların bu halleri tertemiz bir niyettir. Allah bilir ya bu niyetleri onları kurtarabilir. Ama biz kendimizi onlara böyle sunarken, ilmin faziletleri ile ilgili ayetler ve hadislerle onları etkilerken layığı ile çalışmazsak Allah'ın huzuruna nasıl çıkarız? İlmin sefasını sürmüş, cefasını terk etmiş olmaz mıyız? Korkarım o Allah'tan ki kendimizi böyle yüce şeylere nispet ederken
Sayfa 136·Kitabı okudu
Erken kalkmak üzerine,
Başkalarının hayatlarını bilemeyeceğim için kendi hayatımdan örnek vereyim. Ben sabah namazından sonra ev ahalisi uyanana kadarki vakti ganimet ad- dederim. Zira ahali uyumaktadır ve tam bir sessizlik söz konusudur. Bu, telefonla aranmayacağını ve zihnimin yorgun olmadığı bir ganimet vaktidir. Bu saat aralığında gün içerisinde okumam gereken ağır kitapları okurum. Soyut eserleri bu vakit aralığında okumaya çalışırım. İmam Muhammed, Resulullah'tan (sav) nakletti: 'Allah'ım ümmetimin erkencilerine bereket ihsan eyle:• "(Serahsi dedi ki) Resfılullah (sav): Sabah erken davranmak kazançtır. Amacı elde etmektir:' Bu sebeple ilim tahsili için sabah erkenden çıkmanın müstehab (güzel) olduğu söylenmiştir. Denildi ki; "İlim karganın sabah çok erkenden uçması gibi erken tahsile çıkmakla elde edilir:'
Sayfa 104 - Tin·Kitabı okudu