okuduğu kitaplarda kendi düşüncesinin ve duygularının yankılarını, bir gün önce söylediği kelimeleri buluyordu. sanki yazar onun kalbinin atışlarını dinlemiş de yazmıştı.
ben yıpranmış bir elbise gibiyim, nedeni ne iklim ne de iş yorgunluğu. on iki yıldır içimde ki ateş, yakacak hiçbir şeyi bulamayınca kapalı kaldı, kendi zindanını yaktı ve söndü. on iki yıl geçti, sevgili Andrey; artık bu uykudan uyanmak isteğini bile duymaz oldum.