kafamın içi hep dalgalı, hep yosunlu ve ben hep boğuluyorum o yosunların içinde. bilincin boğuluyor ve ruhum uyanıyor. dünyaya gözlerimi kapattığım an içimde bir dünya yeşeriyor. dışarısı kararıyor ve içerisi aydınlanıyor. bir avuç deniz yosununun içinde sıkışıp kalıyor bilincim, kendimi oradan çıkarıyorum ama yosunlardan kurtulamıyorum.
almış başımı giderken
buralardan sessizce ve kimsesizce
yolda bir enkaz gördüm
içinde iyilik gömülü
siyaha boyanmış kalpler dışarıdayken
iyilik neden orda?
insanlar bu kadar acımasızken
her şey kavgayla biter
dünya yorgun bir adam
çünkü organlarının hepsi hasta
bir ilacı var aslında
ama o da şimdi enkazda.