Gökk

Gökk
yüreğini kolla, ölmeden çürüyorsun* . kimsenin iyileştiremediği ama kimsenin de yıkamayacağı bi kadın* . - Ama yandınız kül oldunuz. - Ama vardım kül bunun kanıtı. . İlk taşı en masum olanınız atsın!
Puan vermedi·368 syf.··
2026 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 23:47
Merhaba sevgili okurlar, ben üçüncü Kaan Murat Yanık kitabımı okudum. Yazarla, Dünyasızlar kitabıyla tanışmıştım. Okuduklarım arasında da en çok Dünyasızlar kitabını sevdim. Konusu diğer kitaplarına göre bence daha farklı ve sürükleyiciydi. Butimar, beklentimin çok yüksek olduğu bir kitaptı ama beklentimin biraz altında kaldı. Heyecanlı başladı, hikaye beni içine çekti. Sonrası çok tekdüze, çok aynıydı sanki. Kitap günümüzde başlıyor, rüyalarını tasarlamaya çalışan bir psikiyatrın bir ziyaretçisi sayesinde edindiği mektuplarla maziye uzanıyor. Psikiyatr, bu mektuplarla esrarengiz bir aşk hikayesinin peşine düşüyor. Bu hikayedeki kadın da psikiyatrın rüyasında gördüğü Butimar'dır. Yusuf ile Butimar'ın aşkı üzerine şekilleniyor hikaye. Yusuf rüyasında gördüğü Butimar ile gerçekten karşılaşır ve ona çoktan aşıktır. Onunla evlenir ama simya ile aklını bozmuştur. Zengin olmak uğruna neleri feda ettiğini okurken çok kızdım Yusuf'a. Ona sormak isterdim, değdi mi be Yusuf? . . Kaan Murat Yanık kitaplarında dostluğu çok güzel işliyor; Dünyasızlar kitabı Ayvaz ve Piruz'un dostluğu üstüne şekilleniyordu, Butimar'da da Yusuf ve Behzad'ın dostluğu sarıp sarmalıyor bizi. En çok da ikisinin konuştuğu bölümleri okurken keyif aldım. ️ . . Kitap gayet akıcı, hikaye sürükleyici aslında ama ben okurken Sular Üstünde Gökler Altında kitabına çokça gittim geldim. Tasavvufi bir yönü de var yazarın kaleminin. Keyifle okunabilecek, sakin bir kitap; tavsiye ederim. Keyifle okunsun. Kaan Murat Yanık'ın kalemini çok sevdim, bütün kitapları da listemde.
ButimarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20226bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·538 syf.··
2026 17. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 13:46
Okumaktan korktuğum bir kitabı daha bitirdim, mutluyum. Kurtlarla Koşan Kadınlar'ı okumak zor ama keyifliydi. Önce anlamakta zorlandım, kitap ilerledikçe oturdu kitabın mantığı bende. Yazar kitapta hepimizin dinleyerek büyüdüğü masalları bambaşka bir pencereden anlatıyor bize. O masalların bize aslında ne anlattığını anlatıyor sevgili Entés. Yoğun bir anlatımı var. Yazıları biraz küçük olduğu için okurken beni epey yordu. Kurtlar ve kadınların ruhlarının birbirine benzediğini, her kadının içinde vahşi bir ruh olduğunu ve bu vahşi ruhun aslında onun özü olduğunu anlatıyor. Toplum kadını hep ehlileştirmek, evcilleştirmek ister. Ona "kadın olmak" maskesi altında prangalar hazırlamıştır. Kadın topluma ne kadar boyun eğerse, özünden o kadar uzaklaşır, özünden uzaklaştıkça mutsuz olur. Er geç özüne dönecektir, içindeki vahşiyi, dişi kurdu elbet hatırlayacaktır; küçücük bir kıvılcım bile yetecektir ona. Çünkü kadın özünü daima tanır ve ona dönmek ister. . . Okurken kendi içimdeki gücü yeniden keşfettim; içimde uyuyan dişi kurdu uyandırmanın vakti gelmişti artık. Belki de benim kıvılcımım da budur, içimdeki vahşi kadın beni çağırmak için bu kitabı seçmiştir. . . Kadın olmak, kadın olmayı sevmek ve kadın olduğunun farkında olmak üzerine yazılmış bence çok derin bir eser ve çok uzun bir sürecin ürünü. Her kadının okuması gerektiğini düşündüğüm, özel bir eser. Üstüne ne yazsam, ne söylesem az. Ben yer yer zorlansam da keyif alarak okudum, Gök Hanım tavsiyesi olsun, keyifle okunsun.️
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·377 syf.··
2026 16. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 13:19
İlk kez Halil İnalcık'tan tarih okudum. Halil İnalcık benim hep okumak istediğim ama anlayamam diye önyargı ile yaklaştığım, okumaktan biraz korktuğum bir tarihçi. Fakat hiç de korktuğum gibi değilmiş, o kadar yalın, o kadar sade bir anlatımı var ki, sıkılmadan, çok fazla altını çizerek, not alarak, araştırmalar yaparak okudum ve çok keyif aldım. Bu kitap sayın Halil İnalcık hocanın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının ürünü; eserin ilk cildi. . . Osmanlı Devleti'nin beylikten köklü bir imparatorluk oluşunu okuyoruz. Halil İnalcık Osmanlı'nın imparatorluk haline gelme sürecini sadece savaşlar ve fetihler çerçevesinde siyasi bir tarih olarak anlatmıyor; dönemin toplumsal-ekonomik alt yapısı, nüfus dinamikleri, göçler, tarım ve ticaret, şehirleşme, toplumun sosyal yapısı olarak çok geniş bir çerçeveden sunuyor. O kadar muazzam bir emeğin ürünü ki bu eser, okurken hayran olmamak mümkün değil. . . Tarih bilgimin sınırlarının genişlediğini hissettim. Bilmediğim birçok şey öğrendim, doğru bildiğim yanlışları da düzeltme imkanı buldum. Halil İnalcık hocamı saygı, sevgi ve minnetle anıyorum; ruhu şad, mekanı cennet olsun. . . . Tarih okumak isteyen ama tarih kitaplarını sıkıcı bulan, anlamakta zorlanan, tarihe önyargı ile yaklaşan arkadaşlarım varsa benim gibi, Gök Hanım tavsiyesi olsun, keyifle okudum, keyifle okunsun.
Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606)Halil İnalcık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20103,213 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 00:33
Sevebilmek, yazarla tanışma kitabım. Merak ettiğim bir kitaptı, hediye olarak geldi. İkili ilişkiler üzerine bir kişisel gelişim. Kitapta soru cevap bölümleri var, yazar da hem sorulara cevap veriyor, hem de bu sorular üzerinden ilişkilerde yaşanan bu problemleri irdeleyerek çözüm önerileri sunuyor. Genel olarak da kitap boyunca "sevgi"ye çokça vurgu yapıyor. İlişkilerin gerçek büyüsünün sevebilmek olduğunu, gerçek sevginin her şeyin üstesinden geleceğini söylüyor. Ben okurken çok zorlandım, beni biraz sıktı. Ne problem yaşarsak yaşayalım çözümün aslında içimizde olduğunu ve bunun da yolunun sevgiden geçtiğini söylüyor yazar. Ben sevginin her problemi çözeceğine inancımı yitirdim sanırım, bu yüzden verdiği tavsiyeler yer yer beni sıktı. Sevebilmek çok güzel evet, ama çoğu zaman çok yetersiz (şahsi düşüncem). İki kişi arasında çıkan kavgaların çoğu zaman bizim beklentilerimizin karşılanmadığını düşünmemizden ve dolayısıyla da öfke duymamızdan kaynaklandığını, tartışma esnasında durup kendimize düşünmek için fırsat verirsek aslında karşı tarafın da bizimle aynı durumda olduğunu görebileceğimizi ve tartışmayı önleyebileceğimizi söylüyor. Yani öfkeliyken kavga etmenin aslında bir tür ego tatmini olduğunu, ama sevginin egomuzdan daha büyük olduğunu anlatıyor. Haklı olduğu yerler var ama ben yine de sevginin her şeyi halledebileceğine inanmıyorum arkadaşlar.
SevebilmekGuy Finley · Destek Yayınları · 20191,048 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 11. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 19:46
Kitap, Tolstoy'un özeleştirisi. Kendini sorguya çekiyor yazar, günahlarını itiraf ediyor bize kitapta ve hatta İtiraf'ı için bir mektubunda, "Yeni yapıtımın asıl hedefi, yaşamıma karşı okurda tiksinti uyandırmak" demiştir. Daima iyi bir insan olmanın yollarını arayan yazar, "İnanç yaşama gücüdür. Eğer insan yaşıyorsa bir şeye inanıyordur." demiş, inancı yaşamın gücü olarak tanımlamıştır. Tolstoy'un iç hesaplamaları, bize de kendimizle hesaplaşma imkanı sunuyor aslında. İnsan hayatında bir kez olsun kendiyle yüzleşmeli, sevgili Tolstoy gibi. Severek okudum, severek okunsun, Gök Hanım tavsiyesidir.
İtirafLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,3bin okunma