296 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabımı şuan bitirdim ve hemen bir inceleme yazmalıyım. Dex yayınlarının korku klasiklerini teker teker okuyorum. İlk olarak "Drakula'' yı okumuştum ve çok çok beğenmiştim. İkinci olarak ''Frankeinstein'' ı seçtim. Kitap hakkında tek bildiğim şey, farklı ceset parçalarının bir araya getirilip oluşturulan yaratığın hikayesi oluşuydu. Esere Ahmet Mümtaz Taylan'ın ön sözüyle güzel bir giriş yaptım diyebilirim. Dex ile ön sözleri sever oldum. İlk olarak daha kitabı okumadan beni etkileyen durum kitabın yazarı hakkında edindiğim bilgiler oldu. Elimde tuttuğum kitabı bundan 200 yıl kadar önce 18 yaşında bir kadının yazmış olması durumu bile benim için bir roman niteliğinde oldu. Üzerine uzun uzun düşündüm. Vay be dedim. Şimdiyle kıyasladım, ölçtüm biçtim hayran kaldım.

Diğer bir durum kitabın kahramanı olan yaratık tamamen hayal ürünü ve yazarın hayal gücünün enginliği beni etkiledi. Cümleleri, düşünceleri, mantığı, bakış açısı kitabın değerini artıran çok önemli özellikleri. Kitaba ilk başladığınızda hemen hop diye içine çekmiyor sizi bir miktar kendiniz çabalayarak okumalısınız.

Sadece şunu düşünmedim de diyemem. Bazı durumlar zihnimde askıda kaldı, 18 değil de 28 yaşında yazmış olsaydı ortaya nasıl bir eser çıkardı? Yerine oturtamadığım durumlar yerini bulup daha iyi mi olurdu yoksa hayal gücü sönmüş bir eser olarak tarihe gömülürdü bilemedim. Drakula yı bir tarafa koyduğumda ve Frankenstein ı bir tarafa koyduğumda, Drakula daha ağır basıyor. Düşünmeden de edemedim bu durumu.

Değinmek istediğim bir diğer durum ise yaratığa biz Frankenstein diyoruz ama asıl yaratığı meydana getiren doktorun adı Victor Frankenstein. Yaratığı oluşturan doktor bile ondan nefret ediyor. Çirkinliğinden sebeb bir ismi bile hak etmiyor aslında. Bu durum çok elzem. İlk olarak ne kadar çirkin ve korkunç olsa bile yeni doğmuş bebek gibi saf ve masum yüreği var. Sevgiye aç. Korku klasikleri arasında ama ben çok üzüldüm. Benim için tam bir drama dönüştü. Okumanızı tavsiye ederim.
Kitaplı günler dilerim.