Küçük Acılar
Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz Biçim veremediğimiz şeylerin Biçimini alıyoruz.
Ben bir dere yatağının En kıvrımlı yeriyim. Bilemem nerelerden Akar da ince ince Su gelir yara değer Değdikçe eririm.
Siz hiç duyarsız insanlara Şiirler sundunuz mu?
Herkesin gerçeği kendine acı Herkesin acısı kendine biricik.
/ Aykırı Yaşamak
Gökyüzü açık da olsa kapalı da İnsan sevmedikçe onu göremez
Paul Eluard
Önceleri ne çok umut... Unut çocuk gönlüm unut Giden gümüş günler şimdi Bir mavide gökçe bulut.
Sevgiden başka her şeyi Her şeyi bitirir bir gün Biraz da ölümü düşünün...
/ Yolculuk
Ben bir şiir öncesindeydim Bütün hasretiyle Nâzım geldi Öptü sözcüklerimi birer birer Memleket kesilmiş dudaklarıyla
Unutmak kolaydır suçlamak kolaydır Aslolan beslenip bir gül fidanı gibi Yaşamın yapraklarıyla geçmişin toprağından Bir gün bile yitirmeden bulutlar içinde Güneşin yolunu Geleceğe güller sunmaktır Geleceğe güller sunmaktır...
Öyle ucuz ettiler ki her şeyi Sözü, saygıyı, erdemi Ölümü bile kirlettiler Ölümü bile kirlettiler...
/ Kimliksiz Değişim
İnsan ömrü kadar eski Bir o kadar eskimez Bir tutkunun yanıtı bu.
Ey insan ömrünü dolduran biçimleyen duygu Hüzün müdür her vakit mutluluğun bir yüzü?...
Hem sanık hem yargıç rolünü bırak Aslolan yaşanandır,
Eğer şiir bağışlanma değilse O zaman hiçbir yerden medet ummamalı
Kavafis