Balzac aslında dehasını her biçimde ortaya koyabilecek o büyük dehalardandır; ikinci bir Mirabeau, bir Talleyrand,ikinci bir Napoléon, büyük bir dolandırıcı, bütün resim tüccarlarının kralı, en usta spekülatör olabilecek güçtedir. Bu nedenle de gençliğinde, edebiyat konusunda özel bir yeteneği olduğunu hissetmemiştir, onu çok iyi tanıyan Gautier, belki de şunları söylemekte hiç haksız değildir:
Aslında edebiyata yeteneği yoktu. Düşünceleri ile bunları ifade ettiği biçim arasında büyük bir uçurum vardı. Özellikle başlarda kendi bile bu uçurumu açma konusunda ümitsizdi.
Edebiyat eserleri yaratmak onun için ne bir zorunluluktu ne de yüklendiği bir misyondu. Yazmayı sadece isteklerini gerçekleştirmek, para ve şöhret kazanıp dünyaya hakim olabilmek için değerlendirebileceği sayısız olanaktan biri olarak görüyordu.
Önemli biri olmak istiyordu ve hedefine elektrikten daha güçlü olan enerjisini durmaksızın dışa vurarak ulaştı.