Jack London'dan okuduğum ikinci kitap.İlki Beyaz Diş'ti ve London'ın empati yeteğine hayran kaldığımı söyleyebilirim,Martin Eden' da bu konuda ondan hiç eksik kalır değildi. London'ın kendi özel hayatına paralel gidebilecek bir kurguya sahip.Kitabın arkasında da yarı otobiyografik bir eser olduğuna dair bilgi verilmiş.Ben şahsen okurken, kitaptaki birçok karakterde kendimden parçalar buldum ve kitap içinde kaybolup gittim.Ama en çok Martin Eden'ın o tutkulu hallerini sevdim sanırım.Çevresinde idealleri için olumsuz konuşan,onu engelleyen ve yadırgayan onca arkadaşına,ailesindeki bireylere ve tanıdıklarına rağmen inandığı şeylerden asla vazgeçmeyen ve bu uğurda mücadele veren hırslı yapısı beni çok etkiledi ve harekete geçirdi diyebilirim.Kesinlikle okunması gereken bir kitap.Jack London, Beyaz Diş ve Martin Eden ile birlikte sevdiğim yazarlar arasında şimdiden yerini aldı. Martin EdenJack London