Abdullah'ı gören arkadaşları biraz korkmuş ama daha da çok üzülmüşlerdi. Abdullah'ın görünüşü gerçekten çok kötüydü. Fakat yüzünde hiçbir şekilde korkmuş veya yaptığından pişmanlık duymuş birisinin hali yoktu. Abdullah'ın kanlar içerisindeki haline üzülen arkadaşları, onun şu sözlerini duyunca şaşırdılar:
"Allah düşmanlarının bu kadar güçsüz ve hakir olduğunu bu günkü kadar hiç anlamamıştım. İsterseniz aynı şeyi yarın da yaparım."
Abdullah dayak yemiş ve bütün vücudu kanlar içerisinde kalmıştı ama bir gerçeği fark etmişti: Müşrikler yanlış tarafta olmanın, batıla mensup olmanın acziyetini yaşıyorlardı. Yanlışın, haksızlığın, batılın tarafında oldukları için de gerçeği ancak kaba kuvvetle susturmaya çalışıyorlardı. Saldırganlıkları, öfkeleri tamamıyla zavallılıklarının, acziyetlerinin sonucuydu.