Gönderi

Sessiz
-Bıraktın dimi? -Neyi öğrenmek istiyorsun? -Tamamen diyorum saldın mı kendini? Artık sadece sessizlik mi hakim kelimelerin dizilişinde? En son denize baktığın uzun uzun hayaller kurduğun zamana diyorum geri dönebilecek misin? -Off... Ne saçmalıyorsun? Neyi öğrenmek istiyorsun? Ben olmadığımı mı ima edeceksin şimdi de... Merak etme artık hiçbir zaman kendim olamayacağım. İçesine kahkahalarla etrafa benim ben diye haykıramayacağım. Hayatım ellerimden kayarken ben sadece acı acı güleceğim dağlara bakarak. Çünkü masmavi denizler çok uzaklarda kaldı... - Gökyüzüne bak o zaman. Hani o maviliklerinde kaybolduğun kendini bulmaya çalıştığın o masmavi semaya dalarak bul kendini. -Kendimi bulmak istemiyorum ki ben. Eğer kendimi bulmak gibi bir çabam olsaydı işte o zaman ihanet etmişim kendime. Çünkü bulup da "Bu sensin!" dediğimde kahrolacağım. Ay'a bakarak seyrettiğim konuştuğum insanlar ile dalga geçiyor olacağım. - Hayallerin ne oldu ya?  Kutu gibi bir evde minik çocukların ile oynadığın oyunlar ne oldu? Sıradan insanlar gibi yasayacağın o... - Tamam sus! Daha fazla gerçekleri yüzüme vurma! Bırak artık yakamı git başkaları ile konuş bunları! Hayatı yaşamaya devam eden insanlara anlat bu palavraları! - Kalbimi kırıyorsun... -Sen kötü bir insansın. Bana sadece acı veriyorsun. Hayatımda sahip olamadığım ve de olamayacağım şeyleri yüzüme vurarak bana ıstırap çektiriyor bundan da zevk alıyorsun. - Eğer öyle yapmışsam hala neden benimle konuşuyorsun? Sen de biliyorsun ki bu sen değilsin.  Bu halini sevmiyorsun da. - Ben  bu halimi çok sevdim yanılıyorsun. Hayal kırıklığı yaşamıyorum çünkü bir hayalim yok. Üzülüyor ve ağlamıyorum çünkü yaşlar gözlerimden akmaya değer değil. Bana önem veren bir kimsenin olmadığını varsayarak daha az üzülüyorum. - Ahhh ahh! Sen bu zırhlarınla hiçbir zaman mutlu olamayacaksın. Sana yaklaşmaya çalışan herkesi iterek yok oluyorsun. - Ben yanımda olmasını istediğim herkesin yokluğu ile sınanıyorum. Bu bana yeter. - Kendini de yok ederek mi? - Var olduğumu kim biliyor ki? -O da mı anlamıyor seni? - O dediğin kişiden kastını anlayamıyorum. Kişi mi o bile belli değil. Oyunlar oynayarak kelimeleri birbirine karıştırarak beni yıldırıp kandıramazsın. - Yazmayı da bıraktın dimi? - Yazmak mı? Ben hiç yazmadım ki... Benim ruhumdaki deliklerden akan sözcükler bir anlam ifade etmedi hiçbir zaman. Çünkü ne dilimle anlatabildim ne yazdığım saçma sapan cümleler ile ne de gözlerim ile anlatabildim. Ben yüreğimdekileri aklımdakileri kendime bile anlatamadım ki... Fikirlerimi dondurdum ben. Acılarımı kaldırdım hayali kitaplıkların en üst rafına. Artık sadece olmayan bir ben var. - En korktuğum şeyi yaptın. Haketmedik biz bunu. Hiç ama hiç haketmedik. - Bu hayatta kim hakettiğini buldu ki? - Bana git mi diyorsun şimdi? - Defol! Dayanamıyorum artık. Hayır hayır! Dur! Ne olursun gitme... Yalvarırım sen de bırakma beni... Kafam çok karışık. Ne yapacağım bilmiyorum. - Ama görüyorum ki ben de gitmeliyim. Senin bana ihtiyacın yok. - Bak yine aynısı oluyor. Gitme dedim ya gidersin sen de bırakırsın beni. - Sana bir şey daha diyim dürüst olma. Dürüst oldukça hep kaybedeceksin. Güçlü oldukça yok olacaksın. Zayıf ve birilerine muhtaç yaşayanlar göz bebeği oluyor. Sen yıkılmadıkça daha çok yıkılacaksın. - Bu dediklerini bilmiyor muyum sanıyorsun. Ama ben her türlü kaybettim zaten. Hadi git o zaman ne duruyorsun? Arkana bile bakmayacaksın biliyorum. Çünkü acımasızsın. - Üzgünüm. Hepimiz yalan  hayatlarla sahtelikler ile besleniyoruz. Benim sahte dostum. Gerçek şeyler yok artık. Gitmeliyim ki kendine geri gel.Hoşçakal! - Son kez yaşlarımı akıtmayı başardın. Artık ne ağlayacağım ne de güleceğim. Gerçekten sevemeyeceğim gerçekten sevilemeyeceğim. Gerçek olan her şey yok oldu. Ben de... Artık kendime dönemem. Benim olmayan bu ruha tekrar sahip olamam. İçimdeki  çığlıkları da sessizliğe sattım. Sadece sessizlik... Artık sadece sessiz.
··
972 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnsanı gerçekten öldüren şey sevgisizlik. Bir aileye iyi bir dosta herkesin ihtiyacı var. Savrulup giden zamana sevgiyi kurban edenlerin akılları yerine geldiğinde, ağızlarında diş kalmış olur mu bilmem.
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Sevgi ve hoş sohbet insanın bence temel ihtiyaçları arasında. Yalnızlık kavramını çok yanlış anlıyoruz.
Çok içten ve samimi bir diyalog-öykü'ydü Sema. Çatışma, hayal kırıklığı, yalnızlık, çırpınış... Hikayenin hüznü bana geçti sanki okurken, ben de hissettim sanki. Kalemine düşüncelerine sağlık keyifle okudum, uzun zamandır da denk gelmiyordum böyle etkinlik yazılarına.
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Artık pek yazmıyoruz yazamıyoruz. Hem zaman sorunu hem de sanırım artık bazı heveslerin kalmamasından dolayı. Teşekkür ederim yorumun için:)