Lise yıllarımda yazarın Kiralık Konak eserini okumuştum. Yaban eseri toplum aydın ilişkisini ele alması bağlamında dikkatr değerdir. Oldukça zıt kutuplarda yer alsalar dönemimizin muktedir çizgideki aydının da ruh-ahlak haritasını çiziyor. Yazarın giriş yazısında itiraf ettiği ve kendisini "halk"ı hiç kucumsemedigini isterlerse bir yazısına bakmalarini soyler. Soyledigi yazi devrimlerden önceki yazıdır. Evet devrimlerden önce herşeyin etken ve etkini olarak gorulen halk devrimlerden sonra ki Yaban eserinde de kahramanın gozundr aktarildigi sekliyle hayvan derekesine düşer. Neden acaba? Burada mesele Kemalizm ideolojisinin halki ne kadar referans edindiginden çok ilerde olan bir durum. Her halk meydana gelen devrimi kendi kanları ve haysiyeti ile ödemistir. İran, Rus... vb. Hatta son zamanlarda Turkiyede yaşanan muhafazakar aydinin konumu da buraya ornek verilebilir. Okurken yer yer Ali Şeriati'yi de hatirladim. Şeriati'nin aydina dair söylemleri...
Doğrusu halk için dile getirilen eleştiriler hatta hakarete varan ifadeler halkın veya milletin sürü psikolijisi ve mukallitliği çerçevesinde okunması gerektigini dusunuyorum.
Aydın veya entelektüel'in iktidar cizgisindeki serüveni baglaminda genis cercevede okunabilir eser. Yoksa dar Kemalizm-halk ikilemi eseri sığ bir yoruma goturur. Yoksa geniş çercevede entelektüel ve aydın Karaosmanoğlu'nun milletvekilligi yaptigi Mardin'i gormemesu dâhi bu eserin bir dipnotu olarak okunabilir.
Berna Moran'ın bu eser hakkindaki eleştirisi de kayda değerdir.