·92 syf.····Okunma: 22 Temmuz 2021 11:08 ‘Bu kitap bilmem kaçıncı sayfadaki o sarsakça cümleyi söyleyebilmek için yazılmıştır.’
Şule Gürbüz 1974 tarihinde İstanbul’da doğmuş bir yazar. Kambur romanı ise 1992 yılında yayımlanıyor. O bahsettiği sarsakça cümleyi söyleyebilmek için 18 yaşında yazıyor Kambur romanını. Sayfalarca aranması, tekrar tekrar okunması gereken ve bulunması için aranılmaya teşvik eden o sarsakça cümleyi.
Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış roman bir kamburun gazete sayfasında gördüğü cenaze haberiyle birlikte cenazeye gitme isteğiyle başlıyor. Ya da katili olduğu cenazeye. İdrak edebilmek adına insanoğlunun kendi ruhsal kamburluklarını kelimelerle inşa etmiş.
‘Cenazede müzik... Bir ölüye yapılacak tek şey. Ölen kim ise, onun yaşamının müziği cenazesinde çalınmalı, diye düşündü. Çünkü insana doğumundan ölümüne dek bir müzik eşlik eder. Kimi insanların, hareketli ve neşeli; kimilerinin ise durgun ve ara sıra coşkun oluşu, kafalarındaki müziğe ister istemez uymak zorunda oluşlarındandır. Dengesiz bir yaşamda suç, o kimsenin müziğindedir- ne yapsın; tabii, bir yaptığı öbürüne uymaz. İşte bu uyuma uyumsuzluk denmesidir, kötü olan. Müzikte bir dakika, yaşamın bir yılına denk gelir.’ s. 14
Şiirsel bir anlatımla yazılan roman etrafındaki olaylara bakışı ve görüşü yazarımızın alayla ve hicivle desteklemesi romanın estetikliğini arttırmış.
‘Akıl ideale varamayınca hicve varıyor," diye geçirdi aklından.’ s.8
Romanın içinde yer alan karakterimizin günlükleri romana ayrı bir tat katmış.
Bu sabah Napoleon'a bir mektup yazıp, gemiye yüklediği konyaklardan bir şişe de bana ayırmasını rica ettim. Mektubu bir tarih kitabının arasına koyup (denize atmadım canım -siz de ...) fırlatabildiğim kadar uzağa fırlattım. Elbet bir gün eline geçer -acelem yok.
Yazdığım metin incelemeden ne kadar uzak olsa da Kambur romanını Şule Gürbüz ile tanışmak isteyenlere tavsiye ediyorum. ‘Bu kitap bilmem kaçıncı sayfadaki o sarsakça cümleyi söyleyebilmek için yazılmıştır.’ Sarsakça cümleyi bulabilmeniz dileğiyle iyi okumalar.