Puan vermedi·506 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2021 14:34 ~Yıllarını sayfalar arasına gömmüş biri olarak her kitap sonunda onlarca cümle kurdum, üslubundan konusuna kadar bütünüyle eleştirebildim. Lâkin ilk defa bir kitap sonunda dilim lal oldu adeta.. #k:5820... Çünkü bu bir kitap değil, ezelin acılarını ebedle birleştirebilmiş bir sanat eseri zannımca.
Kerbela bir mezhep meselesi değildir. Bir ümmet meselesidir, bir insanlık mevzusudur... Kerbela'yı dinlerken; okurken kalbi parçalanmayan, gözleri acıyla lav olmayan insan olma konumunu sorgulamalı bence. Her sayfasında ayrı yıkıldı ruhum, anlamakta çok zorluk yaşadım; aynı aşka baş koymuş iki ayrı taraf... Bir tarafta Ehl-i Beyt, Kurân-ı Nâtık evlatları; bir tarafta Hz.Hüseyin ardında namaz kılarken O'na kılıç çeken vicdan yoksunları.
Savaşın da bir adabı olur derler: kadından, çocuktan, insani ihtiyaçlardan uzak durulur. Kadın ve çocukların olduğu çadırları yaktılar, Islam'a kendini adamışları nehir kenarında teyemmüm ile abdest aldırdılar, Allah'ın Rahmeti suyu çok gördüler, günahsız develeri katlettiler ki Hz.Hüseyin ve aynı yola baş koymuş güzel gönüller faydalanmasın diye, ve daha niceleri...
Ümmet-i Muhammed ehli karşında kalpleri taşlaşmış insanlar(!) vardı. Kundaktaki bebeğin bir yudum suya hasreti olan insanlar... Su konusunun can alıcılığını kitaptan birkaç söz ile açıklamak istiyorum:
"...oğlunun inleyişlerini duyuverdi. Hamza su istiyordu. Kerbela ufkundaki kızıllık semâdan şu yavrucağın yüzüne inmişti adeta. Yanakları ateş parçasıydı. Yineleye yineleye 'su...' diyordu..."
" Az berilerinden akan Fırat'ın sesi susuzluktan kavrulanlara nispet yaparcasına gürül gürüldü ya; gözlerini mi kapatmalıydı, kulaklarını mı? Şaşırmıştı iyice. Kurdu kuşu serinleten nehir Eşref-i Mahlûkata, ille de masum sabilere nasıl yasaklanabilirdi?"
Ve daha nice yürek yakan sözler. Bugün sözlerin yaktığı yürekleri dün aynı dine inanmış kimseler yaktı. Küçücük bir çocuk olan Hacer, babası Ali Ekber'in kanayan yaralarını silerken "seni iyileştireceğim baba, üzülme!" diyordu... Bugün ses tonumuzu yükseltmeye korktuğumuz çocuklarımız varken, geçmişte anne-babasının şehadetine şahit olmuş sabiler vardı.
Daha çok anlatmak isterdim ama kalbimdeki tufanları dile getirmem olanaksız. Kerbela'ya mezhep olarak bakmayan, suya hasret Allah aşkı gönülleri anlamak isteyen herkese tavsiyedir...
SALAT VE SELAM PEYGAMBER VE EHLİBEYT'İNE OLSUN...