Gönderi

Eyyy 1000K ne dersiniz buna?
“Özgürlüğün temelinde itaatsizlik yatar. İtaat edenlerden ancak köle olur.”
Sayfa 102 - Henry David Thoreau
Felsefe
··
21,1bin Gösterim
11 Yorum
Eğer hâlâ bulunabiliyorsa belki aramızdan birileri ıssız bir adaya gitmek isteyebilirler. Ve özgürlüğün ıssızlıkta olamayacağını da yanlarına almalılar. Böylece pek yalnız kalmış olmazlar. Yine de içlerinde kaynayan özgürlük taşar da; bir meyve ağacını kesip yine de ondan meyve beklemeye başlarlarsa daha itaat edecekleri çok şey vardır. Nesil, yalnızlığını çoğaltırken tabi olmuşsa ilişkiye E, öyleyse bu bağlar, ağlar sarmaş dolaş bulsan ucunu, desen: Özgürlük! — ne bulsan ucunu, desen: İtaat..! — ne? Bir deli varmııış. Özgüürlüğe sararmış. Gürlüğünü atmış, öz kalmış: ÇÖZ! Eğer itaat edilecek bir güç varsa o da ilişkidir. Gerisi görüsüz bir acizliktir. Her neyse, bu kadar özgürlük yeter! Ağzınıza bir sevgi hapı atın ve aynaya değil kendinize bakın. Ya da sizi göstermeyen bir aynaya belki de. Siz, siz olmaya boğulmayın. Siz, sizsiniz: Sizsis...
Bir bağı itaatle yargılamak korkunç gelmiyor mu? İlişkinin özgürlüğünü ortadan kaldırıyor gibi. İlişki kendi içerisinde yepyeni bir alan oluşturuyor. Burada güç gösterisi yapıp itaati besleyenler dediğim gibi acizlik içerisinde olanlar ve taraf da fark etmiyor elbette. Oysa gücün kendisini ilişkiye bırakırsak, "özgürlük" baskısına boyun eğmektense bağlar arasında özümü akıtır ve bağlanırız. Saf bir özgürlük, sanılanın aksinde yalnızca bulunuyor olmanın farkındalık gibi. Ya da itaatten ayrılmış bir kişi özgür değildir. Hiç itaat etmemiş bir kimseden bahsedilirse, onun da özgür olduğu savunulabilir değildir. Temelde özün yaşanması bekleniyorsa, yaşanması yeterli olacaktır. Kim zorlama bir hayatın dışında kalabilir özgürlüğün ya da itaatsizliğin peşinde koşarken? İtaatin karşıtında özgürlük ancak yanılsamadan ibarettir dersek belki de itaatin elinde oynayacak hiçbir kart kalmadığı ortaya çıkar; hatta zavallı esir alınmış ve gözler önünde bir suçlu simgesi hâline getirilmiştir. Kime hangi güç boyun eğdirebilir karar verdik mi? Mesela itaat kılıfına girmiş, özgürlüğün o şaşaalı duruşunda tir tir titreyen ve varlığına "öz"ürcükler dilemekten dahi kaçınanlar olabilir mi? Belki de ilişki bizler için çok fazladır; insan, hayali terk eden acayip bir yaratıktır. Buyrun gelsin, buyrun buyursun. Buyursunlar gelsinler gideceklerini fark edemeyecekler. Ha geldiğini söylediğim için de affedersiniz. Yaprağı üzerindeki kurtcuk kemirir. Kelebek için şarkılar söylenir. Gün gelirse gün gider – insan, insan kemirir...kurtcuk yaprak kemirir.
“Hiçbir şey benim üstümde değildir.” erolanar.org/2020/11/25/gerc...
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
:D
Zoraki bir itaat dayatması bu zamanda pek geçerli olmasa da; çeşitli yönlendirme, algı şekillendirme yöntemleri ile insanların yaşama biçimlerini, düşünce tarzlarını etkileyerek sanki bu biçimlerin ve düşüncelerin kendi iradelerinin ve tercihlerinin bir ürünü olduğu kanısı uyandırarak da farketmeden kişiler birilerinin gönüllü köleleri haline getirilebilinir ve getiriliyor da. Köle olduğunun farkında olmayan, kendini özgür sananlar. Tam da günümüz tüketim toplumunun tercihlerinin manipülasyonlar vasıtasıyla tektipleştirilmesi bunun en iyi örneği. Bakarsak çoğumuz sözde özgürüz.
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
Özgürlük arayışı da bir simülasyon, itaatin bir başka aracı aslında bu, tüketmeye alıştırılan bir topluma üretilen nesnenin hayali veriliyor ona sahip olmak için isyan etmesine ise özgürlük deniyor :D tam da dediğiniz gibi yani, “dilde” özgürlük “bedende” itaat kol geziyor.
Evetttttttt!!! 👍 Bir de kötü haberim var: Özgürlük için ihtiyaç duyduğumuz itaatsizliği/muhalefeti KENDİMİZE DE (egomuza) sergilemeliyiz.
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
İnsan en çok kendine asi değil midir zaten?
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
"Özgürlük" dediğimiz şeyin kapsamını genişletenler mevcut "özgürlüğü" kâfi bulmayanlardır. Bu doğru. İtaat edenlerin de çeşidi var bence. Mesela dinî sınırlara riayet etmek kölelik midir, acaba. Bana sorarsan değil. Ama hak aramaya mâni olana itaat de köleliktir. Köleliğin tanımını da yapmak gerekiyor gibi. Hep beynime batan bir sorudur, hürriyet benim için ne demek, hürriyet isterken aslında ne istiyorum, hudutsuz ve gayesiz bir hürriyet beni yaşarken nereye götürebilir. Çok sığ şeyler söyledim belki, ama bunları düşündüm.
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.