"İhsan, cezaevleri için,'Burası çıplak adamlar ülkesi,' demişti. 'Buradaki çıplaklık, üst başla ilgili değil, insanın içyüzleriyle ilgili... Dışarda insanı insandan saklayan çeşitli perdeler, peçeler, maskeler, burada birkaç güne varmadan sıyrılıp düşüyor. Bir araya kapatılmış olmak hiçbirimizde, olduğumuzdan başka türlü görebilmek gücü bırakmıyor.' " Bu insanı ve kitabın içeriğini anlatan bir cümle çünkü hepimiz her gün yüzümüze maske takıp çıkıyoruz, olduğumuz gibi değil olmak istediğimiz gibi yaşıyoruz tabi buna yaşam denirse. Ama kendimizle başbaşa kaldığımız an ipinden kopan düşünceler beynimizi kemiriyor. Görmek istemediğimiz ya da görmezden geldiğimiz ne varsa gözlerimizin önüne geliyor.
Kâmil Bey'de görüyor, anlıyor, düşünüyor, soruyor kendine. İnsanın en büyük savaşı kendiyle olandır. Biz burada Kâmil Bey'in değişimine ve savaşına şahit oluyoruz. İlk esere göre daha durgun olabilir ama ben bu kitabı daha çok sevdim.
Kemal Tahir