"Yakında dünya daha iyi bir yer haline gelecek çünkü ben daha iyi biri olacağım; ama önce halletmem gereken işler var."
Bu cümle ile başlıyor kitap ve aslında yaşanacak ilgi çekici ve esrarengiz olayların da fitilini ateşliyor. Oğullar ve Rencide Ruhlar ve Cehennem Çiçeği kitaplarından da tanıdığımız kahramanımız Alper Kamu, bir psikolog ile sohbet ederken karşılıyor bizi. Ailesi durumundan endişe etmiş olacak ki en sonunda bu yola başvurmuşlar. Zihinsel atışmalar ile geçen bu sohbetten sonra oradan ayrılıyorlar fakat pot kırdığını düşünen kahramanımız kitap boyunca bu görüşmeyi aklından çıkaramıyor.
İlerleyen bölümde bir Alman beyaz eşya firmasının bayiliğini yapan dayısı aileyi ziyarete geliyor ve onlara 'Kıyamet Park' adlı bir tatil merkezinde gerçekleşecek bayi toplantısına kendisinin katılamayacağını söylüyor ve onların gidip kısa da olsa iyi bir tatil yapmalarını teklif ediyor. Dayı palavracı bir mizaca sahip olsa da tatil fikri ağır basıyor ve aile hazırlanıp yola düşüyor. Kitabın isminden de anlayacağımız üzere bütün olayların merkezi bu tatil merkezi: 'Kıyamet Park'.
Alper Kamu, başta bu tatilin sıkıcı olacağını düşünüyor olsa da hem kendisi gibi indigo olan Altan ve önceki kitaplardan tanıdığımız arkadaşı Hakan ile karşılaşıyor. Bu tanışıklıklar ve birbirinden ilginç karakterleri tanımamız ile birlikte kitabın ana unsurunu oluşturan cinayetler art arda gerçekleşiyor. Bu olaylar dedektifimiz olan kahramanımızın ilgisini çekse de bu sefer bir rakibi var: Altan.
İkisinin arasındaki çekişme kitap boyunca devam etse de bir yerden sonra Alper Kamu'nun Altan'ın üstünlüğünü kabul ettiğini ve yavaş yavaş pes eder duruma sürüklendiğini düşünüyoruz. Fakat içinde fazlaca sürprizler ve ters köşeler barındıran eser sonlarına doğru da bizi şaşırtmaya devam ediyor. İkili arasındaki münakaşa nasıl bir satranç oyunuyla başlıyorsa o şekilde de sona eriyor.
Olay örgüsünün dışında günümüze hitaben sosyal, siyasal ve kültürel unsurlara da laf aralarında çok yerinde olduğunu düşündüğüm göndermeler yapılan eser açıkçası beni tatmin etti ve uzun süre beklediğime değdiğini hissettirdi. Okurken çok keyif aldığım bu kitabı da serinin diğer kitapları gibi herkese tavsiye ettikten sonra sevgili Alper Canıgüz'e merak ettiğim soruyu sormak istiyorum: Sıradaki kitap ne zaman? :)