Bu alıntıya kalbimi bıraktım, siz de bırakın
"Kimsin sen?" Bu soruyu yanıtlamaya çalışmış mıydım hiç? Kendi kendime kim olduğumu itiraf etmek hiç aklıma gelmiş miydi? Adımı, yaşımı, yurdumu, boyumu posumu biliyordum, ruhumu ise çok daha az...
Sayfa 68 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat
··9 alıntı·
1 +1'leme
·
157bin Gösterim
18 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Harbi kimsin sen? Prensiplerinden bahset bana, keskin çizgilerinden. Hassasiyetlerini de dinlemek istiyorum. Anlat kendini bana. Zamanın içinde kaybolduğun ve aldığın zevkten zamanı unuttuğun anları da merak ediyorum. Uzuunca süregelen bir betimleme sanatının içine hapseder misin beni? Bir süre beni rehin almanı istiyorum, orada vakit geçirmek farklı bir deneyim olacak.
Ara sıra kendimle konuşurum böyle
İnsan ilk başta kendine sorması gereken soruyu herkese sorduktan sonra sorar: "Nasılsın?"
Öğretmenimiz bir ara kendinizi üçüncü ağızdan yazın demişti ve şuan o yazıyi okuduğum zaman çok farklı hissediyorum ve yazarken kendimin daha da farkına vardım
Sahi kimsin sen ? Nesin aslinda ne istiyorsun ? Aynaya baktığında gorunenin ötesinde bir sen daha var bunu biliyorsun . Ama gormeye çabaladın mi hiç onu ?
Sevgi kiminse değil o yaşayan birinin. Yaşayan nedir ki,soruyu netleşdirin? Yaşayan ele hisdir,ona yaşam veren ne? Yaşayana yaşamı hiss den başka verin ne? Yaşayanı ayırmışız biz ele çoklu yere. Anlasaydık ayırırdık bu kadar çok yere? Biri olmuş yaratan, biri ise yaratılan. Biri olmuş yaşayan,biri ise yaşanan Söylenmiş ki,sen varsın bir de seni yaratan. Böyle söylenmiş ona bir de karşıda olan. Görürsense neyise o,var bir de sen varsın. Bir de sana bunları gösteren var yaratan. Bakalım öylemi,doğru verilmiş bunlar? Görürüm bir köpeği güneşten uzak durar. Gölge bir yere gider,orada da oturar. Gölgede otursa da derinden nefes alar. Bu anda soru geldi,neden orada oturmuş? Burda olan havayı o,gören nasıl duymuş? Bu sorunun kendinde ben ve bir köpek olmuş? Yoksa bu soruyu da hiss kendisi sormuş? Her ikimiz yaşadık orda olan ortamı. Her ikimiz anladık orda yaşamı. Ona baktım anladım o,neden böyle eder? Yoksa onun etdiğin hiss kendi bana söyler? O,olanı geçirir ben de hemen olanı. O,ne geçirir ise nereden bildim cevabı? Onun geçirdiğini nasıl alarım ondan? Belki sorup sözle cevap alırım ondan? Axı o,benden ayrı,ben de ondan aralı. Ne yapsa da anlarım dursa bile aralı. Vücutla biz farklıyız, anlayışla farklıyız? Farklı olsa idik biz,nasıl doğruyu anlarız? Düşünmüşüz ben ayrı bir de o,varlık ayrı. O,varlığın yapdığın sözle sormak ayrı. Soru sorarsan sözle sen,hangi cevap yaranır? Ama onu net görürsen bilgi bilmek yaranır? Ama o,beni yaratan hem de onu yaratan. O,nedir ki görüb sen doğru cevaba çatasan? Bize verir o,canı hem de bütün cevabı. O,kendisi nerede kim verecek cevabı? Gören o,da canlıdır yoksa canı yaratmış? Yaradır ve yaşatır,yaratmış ve dayanmış? Onun zamanı yoksa,onda yine yaratır. Zamanı varsa onun,yaratıp ve dayanmış. Sözleri duyunca biz sahiblenib bilgi aldık. O,bilgilerinse açmasın bilzer aldık? Yoksa kelimeleri mi toplamaya başladık? Toplayarak kelimeleri netliğe hiç ulaşdık? Ama soruyu soran kim,bir de cevabı anlan kim? Ama kendin gören kim,bir de onu gören kim? Ama çevreyi geçen kim,hareketi eden kim? Ama bunu bilen kim,bir de bunu yazan kim? Bizim için olmuşdur yaman birçok o,kimler. Kimleri çözmek için düşünce fikir eder. Düşünce onu salmış çıkmaz labirente. Nereye gitdiyse de çıkmadı gün yüzüne. Ama bu karanlık yaşam nasıl değişebilir? Netlik nasıl gelecek bunu kuran düşünür! Yolu o,bulmak için edir birçok fikirler. Düşünerek yollardan birini kendi seçer. Açılmazsa sorular,sadece zulmü yaşar. Ondandır soru gelir,bunu görürse o,anlar. Bu verilen sualler onu ezmeye değil. Bu sorularla hissi,benden ayırmak değil?