Pastırma, atın eyeri ile vücudu arasına konan bir parça etin pişmesiyle elde edilmiş. Weber–Baldamus dünya tarihi kitabında, Antalyalı Amianus'un 273-275 yıllarında yazmış olduğu eserine atfen, Hunların bu husustaki adetlerinden şu şekilde bahsettiği biliniyor: “Hunlar yemek tanımazlar, yaban etleri ile atın sırtında, baldırları arasında ezdikleri yarı pişmiş eti yerler.” Sözcüğün etimolojik kökenine indiğimizde adını bir parça etin at ile eyer arasına sıkıştırılıp süvarinin de ata binmesiyle ‘bastırılmasından’ aldığını görüyoruz. ‘Bastırma’ zamanla ‘pastırma’ olmuş. Yani “basdurma, pasdırma/pastırma” bastırılarak kurutulmuş et.