·244 syf.····Okunma: 21 Kasım 2021 19:06 Ruth yazardan okuduğum üçüncü kitap. Diğer iki kitabını hem çok sevmiş hem de çok etkilenmiştim. Özellikle Arayışlar kitabının yeri bende oldukça ayrıdır. Salome kitaplarında genellikle arayış içinde olan kadın karakterleri ele alıyor. Bu arayışı da hayat ve erkekler karşısındaki yerini irdeleyerek, sorgulayarak yapmakta ve karakterlerini sonunda nihai karar ulaştırmaktadır. Bu kitabında da çocuksu bir çekiciliğe sahip olan genç bir kız olan Ruth’un, işini çok severek ve tutkuyla yapan öğretmeni ile olan ilişkisi üzerinden okura yansıtıyor. Kitabın okurları arasında Rainer Maria Rilke ve Sigmund Freud gibi döneminin ünlü kişileri de bulunuyor. Hatta Rilke romandan o kadar çok etkileniyor ki kendi kızına da Ruth ismini koyuyor.
Ruth romanı bende açıkçası Arayışlar ve Feniçka kadar sarsıcı bir etki bırakmadı. Kitabın sonuna kadar merakla okudum ancak bazı noktalar beni tatmin etmedi. Bunlardan ilki Ruth karakterinin iç dünyasına olan tahlillerdi. Daha yoğun bir aktarım ve netlik ile onu tanımayı çok isterdim. Çünkü çok değişik, esrarengiz bir karakter olsa da, yetişkin bir kadın olmamasına karşın hayata dair ilkeleri oluşmuş bir genç kızdı. Bunun dışında da bazı olayların inanılmaz hızlı gelişerek, havada kaldığını düşünüyorum. Bu yüzden de anlayamadığım eksik kaldığım bölümler oldu.
Bunun dışında kitabı yine de severek okudum. Salome sevdiğim kadın yazarlar arasında yer alıyor. Feminizm anlayışını farklı bir yerden ele alması ve kitaplarında ne istediğini bilen, kendi hayatına kendileri yön veren kadın karakterler yaratmasını çok başarılı buluyor ve seviyorum. Ruth romanında da bir genç kızın hayranlığının aşka dönüşmesi üzerinden kendi yolunu bulma çabasını ve klişeleşmiş bir romantizme bağlayarak sonlandırılmaması yönüne de hayran kalıyorum. Gerçek hayatta ne yazık ki her şey bu kadar kolay değil ve bunu kitabına da yansıtması çok iyi.
Roman yazıldığı dönemde birtakım eleştirilere maruz kalmış. Öğretmen-öğrenci ve yetişkin-reşit olmayan birey ilişkisini anlatması bazı edebiyatseverler tarafından rahatsızlıkla karşılanmış. Ancak romanlarda bazı noktalara ve durumlara yer vermemek ne yazık ki gerçek hayatta var olmadığı anlamına gelmiyor. Ayrıca yazarın bu konuyu ele alması, durumu onayladığı anlamına da gelmiyor. Bence cesurca bir konuyu farklı bir şekilde ele alması, takdir edilmesi gereken bir nokta.
Ruth romanının otobiyografik özellikler taşıdığı da düşünülmektedir. Hem yazarın romanlarında kendi deneyimlerine yer vermesi hem de hayatında bazı olaylar ile ilintili olmasından böyle bir kanıya varılmıştır. Ancak ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek tam olarak bilinmiyor. Ruth romanını yazarı seven herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca döneminin cesur, yenilikçi bir kadın yazarı olarak bence kitap severlerin tanışması gereken bir yazar.