Kara Kitap iki kere okunur mu?
Puan vermedi·476 syf.··
2021 50. kitabı
Galip'in arayışına yeniden ortak olmak enteresan bir zevkti. Orhan Pamuk'u tekrar okumak bu sene yaptığım en güzel eylemlerden biriydi sanırım. Kitapta gözümden kaçan epey güzel noktalar vardı öyle ki bu sefer altını çizdiğim çok farklı bölümler yakaladım. Bunlardan biri de Pamuk'un ödüllü senaryosu 'Gizli Yüz'dü. Öyle ki çaktırmadan hatta çok çaktırarak Galip bize aslında Gizli Yüz'ün iskeletini anlatıyor. Kitabı okumayanlar için söylemek istediğim tek şey "Kitap çok zor", "Çok ağır", "Çok karışık" vs. gibi sözlere aldırış etmeden kitabı alıp acele etmeden okumaları. Dereye, havuza veya denize girmeden önce hafifçe ayaklarımızla suyu önce bir ölçeriz ve genellikle su vücut ısımızdan daha düşük olduğu için hafiften bir ürpeririz ve girmek ile girmemek arasında ufak da olsa git gel yaşarız fakat suya girdikten sonra sudan çıkmak istemeyiz. Orhan Pamuk'un tüm eserleri öyledir (Kırmızı Saçlı Kadın hariç o çok daha hızlı çeker okuyucuyu çünkü hiç yormaz) su gibidir çekimser bırakır belki bazen vazgeçirmeye çok çalışır fakat içine girdikten sonra da zeka ile ördüğü olayın içinde herhangi bir karakter ile birlikte hareket ettiğini görür insan. Kitap inanılmaz bir çalışma ürünü olduğunu zaten içindeki tarihi, sosyolojik, psikolojik, oryantal bilgilerden gösteriyor. Peki ama ikinci kere niçin okunur? Bu soruya vereceğim cevap oldukça pragmatist. Yazmak, yazabilmek için. Okumanın yetmediği kişilerin, Umberto Eco'nun da tabiri ile anlatı ormanlarına dalmak isteyenlerin bu handa mola verip dinlenmesi oldukça iyi olacaktır. Galip ile Rüya'nın aslında ikili ilişkilerin en temel kişileri olduğunu (Karakterlerin yeri değişebilir yani başka bir hikayede Rüya, Galip'i arayabilir veya kaybedebilir.) söyleyebilirim. Orhan Pamuk'un en sevdiğim yanı insanların kendilerine bile söyleyemedikleri gerçeklerini kulaklarına çok açık seçik ve acımasızca fısıldayabilmesidir. Küçük bir itirafta da bulunmak istiyorum. Kitabı ilk okuduğumda romanda bu kadar bilginin gereksiz olduğunu ben de düşünmüştüm fakat şimdi okuyunca biraz daha yazarın gözünden ve de elbette ki şimdiki ben'in gözünden okuyunca aslında 'gereksiz' kavramının da zamanla değişen dünya görüşümüze(siyasi anlaşılmasın) bağlı olduğunu anladım. Yani başka bir deyişle içinde bulunduğumuz zamanın kısalığı veya uzunluğuna göre, zamanımızın olup olmamasına göre 'gereksiz' , 'aşırı ayrıntı' gibi kavramlar hikayenin veya romanın en gerekli kısmı olabiliyor.
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
·
335 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merhaba; Sizi takip etmeye başladım kara kitaba yaptığınız incelemeyi beğendiğim için fakat sormak istediğim neden kürtçe yazdığınız alıntı, inceleme,iletilerin bir de türkçesini yazmıyorsunuz (Beni sakin yanlış anlamayın.Bu isteğim ilâ sizin türkçe yazmanızı yada konuşmanızı sağlamak değil, böyle bir terbiye yoksunluğunu ne kendime yakıştırabilirim ne de sizden isteme lüksüm var ;ben yanlızca bu dili bilmiyorum )yorumlarınızı okumak benimde hakkım!
Rûbar Elî
Gönderi Sahibi
O zaman Kürtçe öğrenmeye başlayabilirsiniz sanırım 😊