Gönderi

Toplaşın, yine bilgelik dağıtılıyor. Peh!
6/10
·296 syf.··
2021 143. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2021 22:31
“2020 Goodreads yılın en iyi romanı” seçilen kitabımızla merhaba.Çok okunmuş,çok sevilmiş kitapları sevmeye baştan yatkınlık duyduğunuz oluyor mu?Bana oluyor, ama bu yargıya rağmen sevemediğim kitaplar da oluyor.Bu da onlardan biri oldu. Herkesin hayatındaki kimi kararları sorguladığı, keşke farklı davransaydım dediği, pişmanlıklar yaşadığı yüzlerce deneyimi vardır kuşkusuz.Hayatından belli yanlarıyla ya da tümüyle memnun olmayan insanlar için,paralel evrenlerde yaşanan farklı hayatlara gidebilmek,istediğinde karar kılabilmek..Konu ilgi çekici, acayip cazip, kabul.Yazar hayatın anlamını sorgulamamız, kendimize dersler çıkarabilmemiz için altı çizilecek öyle güzel cümleler kurmuş ki! İyi güzel, ama bence sorun da buralarda. Sevenleri kusura bakmasın, ama Simyacı vol 2. Edebiyat bakış açısını gözden geçirmek için okurun eline illa ki bir şeyler tutuşturur.Her kitaptan bir şeyler koyarız cebimize.Ama ne zaman ki yazar beylik laflarla,mesaj verme kaygısıyla bunu yapıyor,o kitaptan koşarak kaçmak istiyorum.Birilerinin sürekli hayatın nasıl yaşanması gerektiğiyle ilgili akıl verdiği,bize doğruluğu tartışılmaz düşünce kalıpları sunduğu yazınların edebiyatta kolaya kaçan bir tarz olduğunu düşünüyorum. Ben bilgeyim,toplaşın etrafıma,size şimdi bilgeliğin sırrını açıklayacağım, aydınlanacaksınız!E biz sizi yazar biliyorduk efenim, madem öyle yazın bir kişisel gelişim kitabı, renginiz belli olsun diyesim geliyor. Oysa ben kurgunun,cümlelerin,varsa mesajların üstü kapalı durmasını isterim.Ben örtüleri kendim kaldırmak, her şeyi bu yolla keşfetmek isterim. Okur olarak yazardan beklentim bu mesafeli ilişki. Çok mu? Buyurunuz kitabın cümle kalıbı: “+Böylece görmüş oldun değil mi? -Neyi gördüm?” Aaa. Sen kafanı çok yorma Noracığım, cevapları sana şimdi verecekler. Cevabı tabi ki yazarın ağzıyla konuşan Bilge kütüphanecide. Yazar karakterin bile kendi hayatını yaşamasına, yaşadıklarından kendi sonuçlarını çıkarmasına izin vermemiş. Karakter görünmez iplerle oynatılan bir kukla gibi kalmış kitapta. Sonuç olarak, yüksek biçimli yazım tekniğinden oldukça uzak, her anlamda işin kolayına kaçılarak yazılmış bir kitap olmuş. Sevenlerine affola. Sevemedim.
Roman
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
··
2 +1'leme
·
45,5bin Gösterim
22 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitaplar çok satıyor diye eleştirilemez algısını yıkan incelemeniz için teşekkürler
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Her okuduğumuz kitabı olumlamak zorunda olmamamız ne güzel.
Olumsuz incelemeleri okumak kesinlikle daha verimli. Beğeni de bulaşıcı, beğenmeme de. Görülen o ki çoğu kişi norm haline gelmişlere ters düşme korkusu yaşıyor. Keşke daha çok görsek 'beğenmedim' yazılarını. Bir kitapla zaman harcamış olmayı kabullenmek zor belki ama sevmediklerimiz de bizi dönüştürüyor. Okumayı güzel kılan da o zaten.
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Kesinlikle, sevmediklerimiz de bizi dönüştürüyor. Neyi sevip sevmediğimizi keşfediyoruz. Her okurun sevdiği yazarlar, tür değişken. Bu zenginlik. Ama her okuduğu kitabı olumlamaya çalışmak bir okur için hızla terk edilmesi gereken fakir bir alışkanlık.🌺
"Oysa ben kurgunun, cümlelerin, varsa mesajların üstü kapalı durmasını isterim. Ben örtüleri kendim kaldırmak, her şeyi bu yolla keşfetmek isterim. Okur olarak yazardan beklentim bu mesafeli ilişki. Çok mu?" Asla çok değil, öyle haklısınız ki... Harika bir paragraf alkışlıyorum. Örtüleri kaldırmak, keşfetmek, o mesajı bulup alabilmek büyük keyif... Yazdığınız iyi bir eserin hakkını onu anlayan okurlarla verebilirsiniz ancak. Çok merak ettiğim bir eserdi, cümleleriniz ışık tuttu teşekkür ediyorum... Hakkını veren incelemeleri okumak büyük zevk, keyifli okumalar dilerim 🥰💐
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim. Benzer duygu ve düşüncelerle okuyoruz sanırım. Ne güzel. Naçizane yazardan beklentim, okurun zekasına güvenen, ona ezberlemesi için ödev veren bir öğretmen olmak yerine hayatına usulcacık dokunan biri olması. Öyle olmayınca yazılanın edebi değeri düşüyor bana göre.
Yaaaa biri duygularıma ve düşüncelerime tercüman olmuş. Ben de bu ana karakter çok aptal değil mi, nasıl bu kadar çok potansiyeli var diyerek okudum. Belirttiğiniz gibi sürekli açıklamak, yönlendirmek ihtiyacı hissetmiş yazar. Lise öğrencileri için filan okutulabilecek bir kitap diye düşündüm.
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Bence de sadece ergen yaş grubundan insanları mutlu edebilir bu kitap 🤷🏻‍♀️
Beni de aynı konularda ciddi bir hayal kırıklığına uğramıştı bu kitap ama herkes simyacı ya çok benzediğini söylemiş buna çok şaşırdım. Simyacıyı ayıla bayıla okuyup bundan zerre zevk alamadım. Sanırım yazım diliyle alakalı simyacıda biraz daha masalsı gizemli bir hava vardı ve her şeyin sonunda güzel olacağı hissi hakimdi. Bu kitapta tam tersi bir karamsarlık hakim gibi ve her şey ulu orta yazılmış bir saniye bile ne denilmek istendi acaba diye durup düşünmeye gerek yok çünkü her şeyi okuyorsun zaten. Fazla kolay olduğu için tatmin etmedi beni sanırım 🤷
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Simyacı’yla benzerliği üslubunda ya da dilinde değil aslında. İkisinin de kişisel gelişim sosunda pişirilmesi sorun. Sevenine saygı duyarım, ama ben kişisel gelişim pazarlamasını edebiyatta görünce kış, öte git diye bağırıyorum 😊
Reklam
Popüler olmasının sebebinin edebi yönü ya da farklı bir anlatım tarzı olduğunu düşünmüştüm ama bence tek sebebi şu an günümüzde her birey gününü keşkelerle geçiriyor hayatı çok fazla keşkelerle geçiren biri için kitabın sonu aydınlanma oluyor
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
İşlediği konu çok güzel. Bunu bir kişisel gelişim kitabı olarak kabul edersek hiçbir problem kalmaz bence. Ve edebiyat olmadığını da tabi. Teşekkür ederim düşünceni yazdığın için 🌺
Tam tersi benim çok satan kitaplara karşı hep bir önyargım vardır. Bu kitap onu kıranlardan oldu. Katıldığım yönleri var yorumunuzun saygı duyuyorum ama yerilmeyi hak ettiğini de düşünmüyorum. Kendine sürekli yaşadığı hayattan kurtulması gerektiğini tekrarlayan biri değilsinizdir belki de. Belki insanlar kendilerinden çokça şey bulduğu için sevip okumuş ve başkalarına önermiştir. Her kitap illaki yüksek bir edebi zevk vermek zorunda değil bence. İlk kez çok satan bir kitabın bir işe yarayabileceğı kanaatindeyim. Verdiği mesaj klişe ya da sizin dediğiniz gibi beylik laflar üzerine şekillenmiş de olabilir ama tek bir kişiyi bile hayatına son verme fikrinden uzaklaştırdıysa, bir kişiyi bile bu hayatı yaşamaya devam edip olacakları izlemeye heveslendirdiyse bu kitap amacına ulaşmıştır bence. Kendi pişmanlıklarını insana basit bir kurguyla anımsatıp biraz fantastikleştirip daha da gençlerin damak tadında verebilmek bence bir başarıdır.
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Ben de sizin yorumunuza saygı duyuyorum. Ama bu sadece her birimizin edebiyattan ne beklediğiyle ilgili bir konu. Ben kitapların ne anlattığından daha çok nasıl anlattığıyla ilgiliyim. Ve iyi bir şey söylüyor olsa da, hiçbir dil ustalığı olmayan, yüzeyselliğin hakim olduğu yazınların günümüz edebiyatının genel eğilimi olduğunu düşünüyorum. Ve bu edebiyatın kalitesini düşürüyor. Ama ben böyle söylüyorum diye de, bu tarz kitapları seven insanlara, sakın okumayın demiyorum. Herkes ne isterse onu okur tabi ki.