Hayaller Tanrıların diliyle konuşur ve böylece insanı sürekli Tanrı ve sonsuzlukla diyalog kurmaya zorlar. Ancak herkes kendi düşlerini aynı şekilde göremez, kendince görür. Bu nedenledir ki kimisi yalnız hayallerde yaşar, çünkü kimene göre gerçekleşen bir hayal, insanı hedefsiz bırakabilir. Kimisi ise hayallerinin peşinden gider, çünkü çoğu zaman da bir düş, insanın tüm gerçeklerine zemin hazırlayabilir.
Bazen kader, içinde yazılı olanı silip onu doldurması için kalemi insana verir. İşte insanın gelecekteki keşkeleri ile iyi ki’lerine hep bu durum ana babalık eder. İnsanlar geleceklerine bağlı yaşarlar. Çünkü gelecek, umuda ve inanca bereket veren tek unsurdur.
Esere değinecek olursam, kaderin somutlaşmayı, Tanrı’nın ise cömertliği tercih ettiği yapıtta Çoban Santiago’nun bir dizi olağanüstü macerası konu ediniliyor. Masal ile gerçeğin, ufuk ile hudutsuzluğun ahenkleştiği eserin her ne kadar popülerliği okunduktan sonra sorgulansa da herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.