#kötülükhipotezi #donatocarrısı // Vasquez serisi maceramız Suflörle başlamıştı, Kötülük hipoteziyle devam etti. Başarılı bir yazar ama maalesef kitapları dilimize çok geç çevriliyor. Suflör ve Kötülük hipotezi arasında 7 yıl var. O yüzden hiç okumamış olanlara ve yazarı merak edenlere tavsiyem iki kitabıda arka arkaya okumaları.
Kötülük hipotezi, bir dizi seri cinayetle başlıyor, odağında ise kaybolan insanlar var. Suflör davasının üzerinden 7 yıl geçmiş, Mila bu kez kayıp insanlar bürosu Limbo’da çıkıyor karşımıza. Art arda vuku bulan cinayetler ile soruşturmaya dahil oluyor. Ama bu defa yalnız değil, başarılı sorgu uzmanı Simon Berish ile beraber. Böylece bu ikili kötülük hipotezine ulaşmak için karanlığın pençesine düşüyor.
Uzun zamandır polisiye okurum ama hala yazarlardan öğrendiğim taze bilgiler var. Mesela bu kitapta, seri katiller ve kitle katillerinin farkını detaylıca öğrendim ki; bu durum bundan sonraki polisiye okumalarımı etkiler. Piroman kişiler ve ideamotor etkide hafızama yeni eklenenler arasında.
Finalinin beni Suflöre nazaran daha çok mutlu ettiğini söyleyebilirim. Kişiler, olaylar ve işleyiş gerçeklik algımla örtüşüyor ve mantığıma uyuyorsa benim için ortaya çıkan iş başarılı oluyor. Elbette biraz hoşgörü gerektiren durumlarda var. Kurgu kitapların çoğunun bir hayal ürünü olduğunu ve bu nedenle ufak tefek uçarılıkların olabileceğini unutmamak gerek.
Kötülük hipotezi : Kötü olmadan iyi var olamaz. Bu durum tersi içinde geçerlidir. İyi ve kötü bazen bir düzenlemenin sonucu olabilir. Bazılarının iyiliği daima başkalarının kötülüğüyle kesişir ve elbette bunun tam terside mümkündür. Bazen iyilik yapmak için kötülük yapmak gerekebilir.