Serenad - Zülfü Livaneli
10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 17:32
Zülfü Livaneli kalemini gerçekten çok sevdiğim bir yazar, eserlerini çok severek okudum ve okumaya devam edeceğim. Daha önce Huzursuzluk ve Kardeşimin Hikayesi okumuştum. Serenad, okumayı çok istediğim, uzun süredir okuma listemde bulunan bir kitaptı. Beklentim yüksek bir şekilde okumaya başladığım kitap, beklentimi yeterince karşılamakla birlikte beni hüzne boğdu ve bazı bölümlerde gözyaşlarımı tutamadım diyebilirim. Maximilian Wagner, İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Yahudi olan eşi, Nadia ile Yahudi soykırımından kaçarken eşini kaybetmiş ve en sevdikleri “Serenad” adlı eseri çalmak için kalkıp tekrardan İstanbul’a gelmiş olan bir profesör. Profesör, bu yolculuğunda ona eşlik edecek ve ona tekrardan hayat verecek olan Maya ile tanışır. Profesörün isteği üzerine bir kış günü, Şile’ye giderler. Kemanını çıkarıp denizin önünde “Serenad” adlı bestesini çalmaya başlayan Wagner, Maya’yı hayretlere düşürür. Ve ona, bunun nedenini açıklamak ister. Olayları Wagner'dan öğrenen Maya, araştırmaya başlar. Bu araştırma ile hem Wagner’nın neler yaşadığını hem de kendi aile geçmişi hakkında bilgiler edinir. Batan bir gemi, ölen insanlar, arkada kalan hatıralar… Maya, araştırmaları sonucu üç adet kadının hayatı hakkında insanı heyrete düşürecek olan bilgiler edinir. Üçünün de kaderleri benzerdir. Sürekli birilerinden kaçan, ismini, dinini, dilini değiştirmek zorunda kalan insanlardır, bu kadınlar. Karakterleri tek tek ele almayı çok isterim: Maya, okuduğum kitaplar arasında uzun zamandır aradığım "güçlü kadın" izlenimini bırakan bir karakter. Kendi ayakları üstünde durmaya çalışan, oğlu, Kerem için her türlü zorluğa katlanabilecek bir kadın, bir anne. Max ise kalbimi kibar oluşu ile kazanmış, yaşadıkları onca olaydan sonra sarılmak isteyeceğim, beni ağlatan bir karakter. Max'i nasıl hayal ettiğimi size gösterebilmeyi çok isterdim. Kerem'in baştaki hallerine çok üzülmüş olsam da sonradan düzelmesi, annesine destek çıkması ve başarısı ile en az Maya kadar benim de gururlanmamı sağlayan bir karakter. Ahmet'i en başından beri sevmedim diyebilirim açıkçası. Oğluna sahip çıkmamış oluşu, çok sessiz ve ciddiyet sahibi olmayan biriydi benim gözümde. Ahmet karakterini çok sevemedim ben. Nadia, Ayşe ve Mari... Sizlere ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Keşke bunları yaşamak zorunda kalmasaydınız! Keşke yaşanmasaydı bunların hiçbiri! Serenad, altmış yıllık bir aşkı konu edinen bir kitap. Okuduğum en gerçekçi aşk hikâyesine sahip olan, her ne kadar aşk konulu gözükse de altında derin bir tarih bilgisi ve sosyal konuları ele almış bir eser. O zamanki olaylar, insanların acıları çok güzel bir şekilde yansıtılmıştı. O atmosfer ve psikolojiyi hissediyorsunuz kitabı okurken. Kitabın kalınlığından dolayı okumaya başlarken korkmuş olsam da hemen içine çeken, samimi bir dille yazılmış, akıcılık konusunda başarıyı yakalamış bir eser diyebilirim. Kurgu konusunda da Livaneli’nin kalemine güvenebilirsiniz. Ve kitabı okuduktan sonra “Serenad”ı dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Keyifli Okumalar!
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.