Lise birinci sınıfken okuma alışkanlığımdan tamamen uzaklaşmıştım. Ta ki dayım (benimle yaş) gelip beni bu buhrandan çıkarana kadar...
O zamanlar "Al Götür, Oku Getir" diye kütüphane tarzı yerler vardı, halen vardır belki bilmiyorum. Beraber oraya gittik ve bana okuyup sevdiği yazarlardan Yavuz Bahadıroğlu 'nu önerdi. Bende kitapları arasından bu kitabı seçtim. Eve gider gitmez okumaya başladım ve kendimi Cüneyt Arkın filmlerini izliyor gibi hissettim. Kitabın konusu Yavuz Sultan Selim' in hayatı.
Şirpençe ve Yavuz Bahadıroğlu 'nun yeri bende işte bu yüzden çok başka. Çünkü bana okuma alışkanlığımı tekrar kazandırdılar.
Yavuz Bahadıroğlu ' nun bence en önemli özelliği, kitaplarında tarihi bir hikaye örgüsüne oturtarak, sıkıcı düz metinlerden uzaklaştırıp, özellikle öğrencilere hem tarihi sevdirip hemde kitap okutmasıdır.