Doğan Cüceloğlu'yu ilk kez okuyorum ve farkettim ki hayata çok farklı bir bakış açısı var. Bu bakış açısını okuyucuya, Nesrin adlı bir kıza evlenme teklif eden lakin bu teklifi kabul edilmeyen,bu yüzden üzgün bir halde yolda yürürken az kalsın arabanın altında kalacak olan üniversite öğrencisi Timur ve Timur'u tesadüfen yolda görüp o arabadan kurtaran profesör Yakup Bey arasında geçen konuşmalarla aktarıyor. Yakup beyi Doğan Cüceloğlu, Timur da okuyucular diye düşünüp okudum.
Kitabın genelinde 'kültür robotu' deyiminden bahsediliyor. Kişinin gelenek kalıpları içine sıkışıp kalması, hatta bu kalıpların içinde sıkıştığının dahi farkına varmamasını kültür robotluğu olarak tasvirlediğini sanıyorum. Kitapta da kişinin bir kültür robotu olmaktan kurtulup nasıl bir şahsiyete dönüşebileceği öğretiliyor.
Kitapla ilgili 'spoiler' vermek istemiyorum ancak Yakup beyle tanışmak isterdim. Hayatımda böyle ara ara buluşup gerçeklerden, çok gerçeklerden bahsetmek isterdim. Bu kitap yazardan okuduğum son kitap olmayacak. Gerçek ÖzgürlükDoğan Cüceloğlu