.
“Yaşamının örümcek ağını ören insanın kendi değildir; o bu ağda sadece bir teldir. Bu ağa yaptığı her katkıyı, aslında kendi kendine yapmıştır.” (Kızılderili Reisi Seattle)
.
Sayfa 5 - DHARMA, 6.Basım, Nisan 2000, Türkçesi: Eren Cendey
Birlikte okunabilecek bir alıntı:
“ Kişinin ahlâklı yaşayabilmesi için kendisini toplumun ahlâkından kurtarması gerekir.” ( Nietzsche Ağladığında ; Irvin D. Yalom )
.
Bilmeden besliyor olmalıyız ağı... O halde bilmeden yaptığımız katkıların farkına varmak ve onları geri çekmek gerek! Mesela yargılarımız. Onlar mutlaka geri dönüyor bize. Onları sağlıklı bir hale getirmemiz şart ya da onlardan vazgeçmemiz. 🤔 Diye düşündüm.
Birlikte okunabilecek bir alıntı:
“Vaktiyle nerede olursam olayım şanslı bir insanım derdim. Fakat şanslı insan kendisine iyi bir yazgı sağlayan insandır. İyi yazgı da ruhun iyi gelişimi, iyi dürtüleri, iyi eylemleridir.”
( Kendime Düşünceler ; 1000K’den)
Ağ’ımızı örümcek ağı olmaktan çıkarmak için şu 👇 alıntıdaki fikir bize yardımcı olabilir:
“Hep karanlığı anlatıyor sözlerimiz ama şimdi ışığı anlatmanın zamanı, hep düşmanları seçiyor gözlerimiz ama şimdi dostları görmenin zamanı, hep geçmişe dönmek istiyoruz ama şimdi ileriye gitmenin zamanı.” ( #142731270 )
.
Hayatın dışına çıkamazsın, bir yolu varsa bile bilmiyorum bunu, ama HAYATININ-YAŞANTILARININ-tavır ve tutumlarının dışına çıkabilirsin— Sen değiştiğinden hayat da (senin için) değişecektir.
Diye düşündüm, düşünüyorum.