Tutunamayanlar, postmodern alanında yazılmış ilk eserdir. Postmodern roman, klasik ve modern edebiyatın temel kurallarını reddeden roman türüdür. Bu tür romanlarda giriş - gelişme ve sonuç bölümleri yer almaz. İlk kez Virginia Woolf tarafından kullanılmış olan bilinç akışı tekniği, çok daha dolambaçlı bir şekilde okura sunulur. Postmodernlik aslında biçimsellik olarak modernizmden ayrılır. Yazar tamamen kurallardan soyutlanmış bir şekilde karşımıza çıkar. Belki de eserin kişiler tarafından anlaşılmamasının sebebi; diğer romanların taşıdığı özelliği taşıyamamasıdır.
Tutunamayanlar eserinin yarım bırakılmasının birçok nedeni vardır;
1) Oğuz Atay okumak isteyenler için Tutunamayanlar'la başlamak çok ağır ve karmaşık gelir ve dolayısıyla bu da eserin yarım bırakılmasına sebep olur. Oğuz Atay 'a bu kitapla değil de, hafif olan diğer romanlarından başlanılabilir bence. Mesela Tehlikeli Oyunlar 'ı okuyarak başlayabilirsiniz. Daha anlaşılır bir şekilde ve daha sadece bi dille kurgulanmış diyebiliriz
2) Eser içinde bilinmesi gereken kitaplar (Oblomov, Savaş ve Barış, , Dönüşüm, Çocukluğum vb.)
, yazarlar ( Maksim Gorki, Franz Kafka, Dostoyevski, Tolstoy) ve meseleler ( din, devlet, hürriyet, kara mizah vb ) vardır. Bunları bilmeden bu kitaba başlamak tabii ki de hata olur. Bunları bilmeden başlarsanız anlamayamazsınız ve kitabı kapatıp bir daha yüzüne bakmazsınız.
3) Eser dil yapısı olarak çok ağır. Genel olarak şöyle söyleniyor; " konudan konuya atlıyor." Aslında değil. Oğuz Atay 'ı çözdükten sonra olay örgüsü anlaşılıyor. Önce kendinden bahsetmesi, sonra Selim'i anlatması, Selim'le bağlantılı olan kişilerden bahsetmesi, daha sonra intiharın düşünüp, intihar sebebi çözmeye çalışması. Sadece bunları anlatırken, kendi düşünceleri, rüyaları, sürdürdüğü hayatta eklenince karışık geliyor. 2 insanın hayatının ele alınışı ve bu 2 hayatın irdelenmesi gibi bir şey var ortada.
Kişi tahlilleri;
A) Turgut Özben: Eserin baş karakterinden birisi. Genel olarak normal bir şekilde sürdürülen bir hayatı var. Ta ki Selim intihar edene kadar. Selim intihar ettikten sonra hayatı kararıyor ve bir daha eskisi gibi normal bir şekilde hayatını sürdüremiyor. Yaşadığı hayatı lanet ediyor. Selim'in ölümünü kabullenmek istemiyor asla. Ölümün ağırlığını o kadar derin yaşıyor ki, ağırlığı kalbinizi acıtabiliyor. ( Ya da ölümü çok acı bulduğumdan bana öyle geldi) Ölüm çok acı ve Turgut bu acıyı kaldıramıyor. Düşünceleri onu dört köşeye sıkıştırıp, dünyasını bir hapishaneye çeviriyor. Derdini ise sadece Olric'e anlatıyor. Olric aslında içinde yaşayan biri. Yani kendisi, düşüncesi.
2) Selim Işık: Dünyada anlaşılmadığı için intihar eden bir diğer baş karakter. Tek derdi anlaşılmaktı ve anlamaktı. "Kimsenin yaşantısını beğenmiyordum, kendime göre de bir yaşantı bulamıyordum." Diyor. Aslında yaşamaktan korkuyor. Belki denese bir yerinden tutunabilecekti. Varoluşsal sancılar çekiyor sürekli. İnsanlardan, sevgiden, anlamaktan, anlatamamaktan, anlaşılamamaktan sistem eden biri. Aşkı buluyor ama bu sefer de aşktan ve ona zarar vermekten, aşkı yaşamaktan korkuyor. Çok fazla dram dolu bir karakter. Her şeye olumsuz tarafından bakıyor. Evet hayat zor. Evet kendi isteğimizle gelmedik. Ama tüm hayatım boyunca "neden doğdum" diye isyan ederek de bir yaşam sürdürülemez ki. O kadar çok dram vardı ki, gerçekten çoğu kez kalbimin ağrıdığını hissettim. Hayatı dramlaştırarak sürdüremeyiz. Akıp giden zaman bir daha geri gelmiyor.
Eser içinde her konu var. O yüzdende de karışık gelebilir. Mesela 76 sayfalık noktalamasız bir kısım var. Selim'in neden intihar ettiğini anlatıyor. Selim'in sevgilisi durumu anlattığı için, Turgut'ta konuşma diliyle yazıya aktarmış. Sadece noktalama yok. Ben okurken zorlanmadım. Sakin kafayla ve kaçırmadan okursanız zor gelmiyor. Ha bir de arkadaşlardan ve diğer insanlardan gelen mesajlarda genel olarak noktalama olmadığı için yılların tecrübesiyle kolay okudum ,o sayfa aralığını. Ve asla bitmesini istemediğim o eseri bitirdim. Büyük bir boşlukta hissediyorum. Aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar bu kitabı okuyacağım.
Kitap çok güzel bence. Okunması gereken kült eserlerden. İçerik olarak müthiş mesajlar bulunmakta. Mutlaka okuması gereken bir yapıt. Okuyacaklara sesleniyorum; lütfen acele etmeden, sakin kafayla okuyun. Keyifli okumalar dilerim