Herkesin az veya çok eğitim yolculuğunun anlatılacak yanları vardır. Arkadaşlarla geçirilen eğlenceli zamanlar, yaramazlıklar, öğretmen anıları... "Dağı aşmak" kitabı ise bizlere eğitim yolculuğunun en sarp yokuşlarını tırmandırıyor, uçsuz uçurumların kıyılarında gezdiriyor. Fırtınalarla boğuşturuyor, dalgalarla sahile vuruyor...
Çünkü eğitim almak dışında bir seçimi olmayan, eğer bir okula gidemez ve eğitim alamazsa çoban ya da çiftçi olarak kalacak olan Anadolu köylerinde yaşayan yanakları elma gibi kırmızı zeki çocukların zoraki tercihini ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor kitap.
Yatılı okulda kaldığı bir haftanın sonunda cuma günü akşamı, yağmurlu bir kış gününde köyüne, evine, ailesine dönmek için yola çıkan on bir - on iki yaşlarındaki bir çocuğun korkularına, bedensel zayıflıklarına rağmen yola düşmesini okuyoruz kitapta. Sonrasında yıkılmış köprülerden geçerek, saldırgan köpeklerden kaçarak, mezarlık kıyılarından ürkerek yağmurun, soğuğun ve fırtınanın yıldırıcılığına rağmen ağır ağır yol alışını okuyoruz küçük kahramanımızın. Tüm bunlara neden katlanıyor? Çünkü eğitim onun hayattaki tek ve yegane hedefi...
""Dağı aşmak" ismi kitaba çok yakışmış. Sadece ismi bile çok şey anlatıyor.
İçinden çok ders çıkaracağımız bir eğitim ve başucu kitabı.
Bir eğitimci olarak, tüm eğitimcilere tavsiyemdir. Celalettin TutkunDağı Aşmak