Öncelikle Christy Brown, bu kitapta ve filmde anlatılan karakterin ta kendisidir. 22 çocuklu bir ailede hayatta kalan 13 çocuğundan biridir. Anlayacağınız geniş bir ailede olması engellilik sürecinde yeterince insanla beraber olmasını da sağlamıştır.
Kitaba baktığımızda Christy Brown'un fiziksel engeli olmasına rağmen etrafında zihinsel engelli olarak da görüldüğü, annesinin bunu inkar ederek ona alfabe öğrettiği ve sonradan zihinsel engelli olmadığının anlaşıldığı görülüyor. Bu durum kitapta da filmde de aynı şekilde aktarılmış.
Lakin, filmde ailesinin bazen onu desteklese de genel olarak sözel şiddet uygulayan bir ailede büyümüş olduğu gibi bir algı oluşturulmuş. Kitapta ise -filmde sonradan olduğu gibi- ailesi tarafından desteklenen ve sevilen bir engelli birey var.
Christy Brown, dışarıda arkadaşlarıyla oynayamadığı için büyüdüğünde kendi içine kapanıp sırayla resim, müzik ve edebiyatla uğraşıyor. Çok iyi bir ressam olmasına rağmen ilerleyen süreçte kardeşinin de desteğiyle bu kitabı ortaya çıkarıyor. Çizgili Pijamalı Çocuk kitabını okuyup filmini de izlediğimde kitabın tam anlamıyla filme uyarlandığını kitabı okumanın veya filmi izlemenin anlatılmak isteneni anlamak için yeterli olduğu kanısına varmıştım. Fakat bu kitabın filminde kitap sondan başlıyor ve geçmişe doğru kurgulanıyor. Ayrıca filmde kitapla benzer ayrıntılar olduğu kadar kitapta olmayan noktalarda var. Örneğin, kitapta Christy Brown'un kiminle ve nasıl evlendiği yer almıyor...
Daha fazla ayrıntıya inmeden bir engellinin otobiyografisini anlatan bu kitabı okumanızı ve filmi de izlemenizi tavsiye ederim. Kitabı okurken Otomatik Portakal kitabında olduğu gibi kitabın içinde kitabı yaşadım diyebilirim. Farklı olmak, farklı gözle bakılmak ya da sıradan olmayı istemek bütün mesele bu. Keyifli okumalar ve izlemeler :)