Gönderi

Kadınların tarihi gerçekten de güzel mi?
8/10
·251 syf.··
2022 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2022 01:52
Françoise Héritier’nin Kadınların En Güzel Tarihi kitabı, beni hem akademik hem de kişisel açıdan fazlasıyla etkiledi. Antropoloji, tarih ve sosyolojiyi bir araya getiren bu eser, kadınların insanlık tarihindeki serüvenini önyargılardan sıyrılarak, belgeler ve düşünsel analizler üzerinden anlatıyor. Öncelikle şunu söyleyeyim. Kitap, kadını yalnızca “mağduriyet” üzerinden tanımlayan sığ bakış açısını reddediyor. Kadınları, tarih boyunca edilgen bir figür gibi değil; kimi zaman devlet kurucusu, kimi zaman hukuk koyucu, kimi zaman da toplumsal hafızanın taşıyıcısı olarak ele alıyor. Bu yönüyle kitabı okurken kendi tarihimizin, yani Türk kadınının rolünü düşündüm. Amazonlardan Tomris Hatun’a, Orta Asya bozkırlarında devlet ve ordu yöneten hatunlardan Cumhuriyet devrimleriyle seçme–seçilme hakkı kazanan Türk kadınlarına uzanan bir zincirin parçasıyız. Héritier’nin tespitlerinden biri şu: Kadın bedeni, insanlık tarihi boyunca hem kutsallaştırılmış hem de denetim altına alınmak istenmiştir. Bu çelişkiyi görmek, bugünü anlamak açısından çok önemli. Zira kadına biçilen roller, “biyolojik kader” olarak sunulmuş; annelik, doğurganlık, ev içi roller üzerinden tanımlanmıştır. Oysa bizim kültürümüzde, İslamlaşmadan önceki Türk toplumunda kadın erkeğin eşitiydi. Kağan’ın yanında Hatun vardı, kurultayda söz hakkı vardı, savaşta ordunun başına geçebiliyordu. Bu özgürlük alanını kaybetmemizin sebebi, Arap kültürünün bize dayattığı ataerkil anlayışlardır. Sonuç olarak Kadınların En Güzel Tarihi, kadının tarihsel serüvenini evrensel ölçekte anlatan, ama bizim kendi tarihimizle karşılaştırınca çok daha derin dersler çıkarabileceğimiz bir eser. Beğendiğimi özellikle belirtmeliyim. Çünkü kitap, kadınların tarih boyunca nasıl mücadele verdiğini, hangi engellerle karşılaştığını ve özgürlüğün hiçbir toplumda “kendiliğinden” verilmediğini gösteriyor ve kadınlara karşı bitmeyen bir düşmanlık söz konusu. Ayrımcılığın, kadının yok sayılması, hatta doğuştan günah ve suç unsuru görülmesi kadın düşmanlığının antik dönemlere kadar sürdüğünü gözler önüne seriyor. Kadını tamamen seks objesi olarak gören ve namus adı altında ahlaki değerler içinde kadını tabulaştıran sığır hemcinslerime özellikle bu kitabı okumalarını tavsiye ediyorum. https://1000kitap.com/gonderi/176295482
Tarih
Kadınların En Güzel TarihiMichelle Perrot · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020598 okunma
··
4 +1'leme
·
2.052 Gösterim
1 Yorum
Alıntılarınızı takip ederek kitabı okumuş kadar oldum. Bunlar da birer emektir. İnceleme yazısı İçin de teşekkür ediyorum
Tengrigen
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.