Şu zamana kadar bir çok kitap okudum, alıntı paylaştım, notlar aldım ve şimdi ilk kez bir incelemeyle karşınızdayım. Aslında kendimce kitap incelemesi yazmayı çok seviyorum ama hiçbir zaman bunu değerli 1K okuyucularımızla paylaşmadım.
Gel gelelim kitapa.
Kinyas ve Kayra
Karanlık dünyasının vahşetini ortaya koyan çok farklı bir kitap.
Aslında bir çok olay kapalı kapılar arkasında yaşanan gerçeklerden farksız değil. Ama beni daha çok etkileyen tarafı Kinyas ve Kayra'nın içsel dünyasındaki çatışmalar.
Sanırım en fazla alıntıyı bu kitap sayesinde paylaştım çünkü hemen hemen her okuduğum satırda kendimi buldum. Kendi düşüncelerimi, yalnızlığımı, pişmanlıklarımı, hayatın anlamını bu anlamın içerisine kaybolup giden anlamsızlığı.
Uzun zaman sonrası ilk kez bu kadar keyifli bir okuma süreci geçiriyorum. Hatta bitmesini istemediğim için kendime sınır koydum "her gün yalnızca bir bölüm" diye, yapamadım kaptırdım kendimi.
Etkilendiğim kitapları karşımdaki insanlara önerdim her zaman ama ilk kez bu duyguyu tadıyorum çünkü etkilenmekten çok daha fazlası. Herkesin okumasını istediğim ama kimseye öneremeyeceğim bir kitap
Kinyas ve Kayra.
İçsel dünyamın yansıması, kıyısından izlediğim uçurumun dibi.
Şu an kitap daha bitmedi.
Kitap bitmeden inceleme paylaşan okur olarak 1K tarihine geçtim sanırım.
Eh artık siz anlayın ne kadar keyif aldığımı. Sonuç ne olacak bilmiyorum şu an umurunda bile değil. Çünkü bu kitap sayesinde uzun zamandır yapamadığım bir şey yaptım "anı yaşadım". Ve şuan anı yaşamaya devam ederken bu incelemeyi sizlerle paylaşıyorum.
Hepimize keyifli okumalar.
Hiç Hakan Günday okumadım. Kelimelerde kaybolup, iç hesaplaşmalarla boğulmayı seven bir insan olarak incelemeniz fazlasıyla merak uyandırdı. Kaleminize sağlık.