Gerçekten o aşk mektubu bir üslup şaheseri' değil miydi? O liyakatıyla onun yeri güzel kokulu, sımsıkı, sıcacık bir korse'nin altında aşkın heyecan veren hisleriyle çırpınıp duran ateşli bir kalbin üzeri olacakken -yarı belin den kırılmış, yazısı silinmiş, durgun ve sessiz, soğuk ve cansız yerlerde yatan bir mezar taşının göğsü oldu! Ne kadar yazık! O muhabbetnamenin içindeki o güzel sözler, o zarif teşbihler, o parlak ibareler, o nazik hisler hiç olmazsa bir hayali aydınlatıp bir fikri aldatmalı... Hiç olmazsa bir ruhu heyecanlandırıp bir kalbi ağlatmalıydı da fanilik mezarlığına gidecekse bari ondan sonra gitmeliydi!
Sayfa 124·Kitabı okudu
Edebiyat
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.