10/10
·510 syf.··
2022 167. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 18:31
Merhum Üstadımız Sezai Karakoç'un hâtıralarının yayımlanması bende müthiş bir heyecan oluşturdu. Aslında daha evvel okuduğum muhtelif dergi ve kitaplardan bazı hatıraları okumuş ve bu insanlar bunlara nereden ulaşıyor, diye de meraklanmıştım. Bu neşriyat sayesinde hepsini toplu bir hâlde kütüphaneme kazandırmış oldum. Hâtıralar'ın 1. cildi Üstad'ın üniversiteden mezun olduğu zamana kadarki anılarını ihtiva ediyor. Kitabın başlangıcında memleketi Ergani, eteklerine kurulu olduğu Zülküfül Dağı, tarihi ve ailesinin soykütüğü ve çocukluğuna dair dağınık hâlde birçok olay ve bilgi aktarıyor. Ben ki müelliflerin anılarında çocukluk hatıralarından sıkılırım, lâkin Üstad'ın anılarını keyifle okudum. Bu ona duyduğum hususî münasebet sebebiyle de olabilir elbette. Hatıralarda dönemin durumuna dair birtakım ayrıntılar bilhassa dikkatimi celbetti. Meselâ köylerinde dinî hayatın oldukça zayıf olduğunu belirten Üstad, bunun devrimlerin bir neticesi olduğunu söylüyor. Zira Kur'an öğrenimi yasak olduğu için tek tük insan dışında bilen ya da öğreten mevcut değil. Öte taraftan rejimin henüz okul duvarlarına mâziyi telin eden görseller yapıştırıp yetişen nesle nasıl bir dünya dikte etmeye çalıştığını görüyoruz. Hatta din aleyhtarı bir hocanın bir talebeye Süleyman Çelebi'nin Mevlüt'ünün Behçet Kemal Çağlar tarafından Mustafa Kemal'e uyarlanmış hâlini okutmak istemesi dönemin nasıl bir zihin tecessüm ettirmek istediğinin açık bir ifadesi. Ayrıca merhum Üstadımız Necip Fazıl Kısakürek'e de farklı bir veçheden yaklaşmamı sağladığını söyleyebilirim. Üstad'ın mâlum zaafları sebebiyle gerek gayri müslim gerek Müslüman kişiler tarafından uğradığı hakaretler ve tahkirler Karakoç'u epey üzmüş. Zira o ömrünün büyük bir bölümünü İslâm davası adına cefa çekerek harcamışken onu bu tür hatalarından ötürü silip atmayı hakkaniyetli bulmuyor. Elbette bunları destekleyen bir tutum takınmıyor. Sadece görüşü bu şekilde. Ayrıca birçoğumuzun duymuş olduğunu zannettiğim, Necip Fazıl merhumun Karakoç'un bursuna, ya da maaşına konması gibi iftiraları da tekzip ediyor, Üstad Sezai Karakoç. Meselâ, öyle bir Necip Fazıl resmi çiziliyor ki âdeta bir hırsız! Çevresine borçlarını asla ödemeyen bir adam! Sezai Karakoç çeşitli misallerle bunlara da açıklık getiriyor. Tadı kaçmasın diye yazmıyorum :) Dikkatimi çeken bir konu da Üstad'ın Cemal Süreya'yı birçok kez tekzip etmesi ve ayıplaması oldu. Zira gerek Necip Fazıl gerek kendisine dair birtakım hâdiseleri çarpıtarak ya da eksik naklederek anlattığını izhar ediyor. Bugüne kadar ikisini "çok samimi dostlar" diye bilen ben için ilginç bir ayrıntı oldu. Elbette daha fazla portre olmasını, Nuri Pakdil olsun, Mehmet Şevket Eygi olsun ve diğer edebî, dinî ve siyâsî değerlerimiz olsun, okumak isterdim. Fakat bu kitapta mahdut bir şekilde aksettirilmiş. Sezai Karakoç severler için epey duygulu ve özel bir kitap olacağı kesin. Merhum Üstadımız'a Allah'tan rahmet diliyorum.
Düşünce
Hatıralar ISezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2022149 okunma
·
2.134 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
merhum üstadın memleketinin ergani olduğunu bilmiyordum. zülküfül denilen makam dağı, zülküf peygamber'in uzun süre inzivada kaldığı yerdir. orayı ziyaret edince, sadece o dağda yetişen bir çiçek olduğunu öğrenmiştim. peygamberin yere düşen ter damlalarından meydana geldiğine inanılıyor. üstad sezai karakoç'un böyle maneviyatı yüksek bir yerde yetişmesi de çok manidar.. :')
Ömer
Gönderi Sahibi
Ne güzel bir hâtıra :) Âmin🥀 Allah razı olsun.
Âmin güzel ağabeyim. 2. Cildinde diğer üstadları da anlatır herhalde değil mi? 😊
Ömer
Gönderi Sahibi
İnşaAllah, hocam. İkinci cildinde üniversite sonrası hayatından bahsedeceği için ben de öyle umuyorum 😊