·550 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Kasım 2022 13:10 Dominik Cumhuriyeti’nde 31 yıl boyunca hüküm süren Trujillo dikdatörlüğü bu kitabın ana konusu. 50 bin insanın sayısız suikastle, işkenceyle, köpekbalıklarına atılarak katledildiği bir süreci kurguya dahil etmek ne zor. Hadi girdin bu yola, hakkını vermek mümkün mü?
Tiran’ı alıp kitabın baş köşesine oturtacaksın bir kere. Ve onu, halkının yaptığı gibi tanrılaştırmadan, etiyle kemiğiyle, içimizden çıkmış biri gibi var edeceksin.
Her şeyin suçunu bir dikdatörün üstüne atıp kenara çekilmek kolay iş. Sen tutup, onu iktidara getiren, onu omuzlarının üstünde 31 yıl taşıyan insanları, hem mağdur hem de fail olarak resmedeceksin. Ve öyle bir resim olacak ki bu, fırçanın ucundaki tüm renkleri kullanacaksın, ama resme bakan her şeyi siyahla beyaz gibi net görebilecek.
Haydi bu yukarıdakileri anlatmak için ansiklopedi yuttun, tarihi ve politik olarak altından kalktın bunların..Büyük meseleleri anlatmak belki kolay. Ya o küçük hüzünler, ya o sürgün hayatlar, ya o ülkesine yabancı gibi dönenler, o hasretler, ya o eskisi gibi kalamayıp, yeni de olamayanlar, pişmanlıklar, Urania’lar, Miranda’lar, sokaklar, ışıklar..Nasıl yakalayacaksın zamanın çiğneyip tükürdüğü onca ayrıntıyı ve sanki oradaymışsın gibi, o sokağın köşesinde, o arabanın içinde sen de beklemişsin gibi nasıl anlatacaksın? Zor, çok zor iş.
Tüm bunları bir araya getirip okura küfür ettirerek, lanet okutarak, oh çektirerek, okuru ağlatarak, güldürerek anlatmak, bayım Llosa, zordan bile zor.
Bu kitabı yazdığına, tüm bunları yaptığına göre, beşyüz yıldır yaşayan, bin tane gözü oyup sana getiren kargaların olmalı emrinde. Bir çift gözle yazılamaz bu kitap. Ya da tüm o soluksuz uyuyan tanıkların, ölümsüz kalan kahramanların ellerini tutup sıkmış, bir daha da bırakmamış olmalısın. Bir çift elle yazılamaz bu kitap. Bu kitap, muhteşem.