Tarih yazıcılarının geçmişten günümüze sayıda çokluğunun yanında Tarih'in kendisinin ne olduğu veya ne olmadığı hatta ne olması gerektiği konusunun üstüne kafa yoran insanlar pek azdır. Akılcı bir şekilde bunlar üstüne düşünen kişiler tabiki filozoflar olmuştur. Thalesten günümüze kadar bazı düşünürler bu konuda birtakım yorumlarda bulunmuşlardır. Bu konu üstüne ciddi çalışma yapan 20.yüzyılın en önemli tarihçilerin den birisi ise bu eserin müellifi İngiliz yazar Edward Hallett Carr'dır. Kendisi aslında alaylıdır yani Tarih konusunda kendi kendini yetiştirmiş birisi tabiki sonradan Cambridge üniversitende akademisyenlik yapmıştır.
Genel den özele geçecek olursam, kitap Tarih ile ilgili bize farklı bakış açıları kazandıran Tarihe, Tarihi kişiliklere, Tarih ve Toplum ilişkisi gibi; Tarihin içine aldığı -ve tarihî içine alan- birçok konuda bizleri düşünmeye sevk ediyor. Yazarımız tarihin bilimselliğinden, olgusallık, görelilik ve nesnellik, nedensellik/raslantısallık gibi mühim konulara temas ediyor. Aslında kitap Edward Hallett Carr'ın vermiş olduğu tarih konferanslarının kitaplaştırılmış hâli bu yüzden ağır akademik bir dili yok ve konferans üslubu olduğu için sizinle direk konuşup/tartışıyor gibi bir havası var. Kitabın içeriğinde Edward Hallett Carr özellikle döneminin başka ünlü bir tarihçisi... in kendi hakkında ki eleştirilerine ve tarih konusunda ki görüşlerinden sürekli alıntı yapıp ona cevaplar vermekte. Bunun yanı sıra Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve özellikle Karl Marx'tan çokca alıntı yapmaktadır. Edward Hallett Carr'ın genel olarak Karl Marx'ın tarihi görüşüne daha yakın yani materyalist bir bakış açısı ile tarihi yorumlara gittiğini söylemem gerek. Ama kesinlikle (iyi anlamda) fikrisabit birisi değil. Kendi düşüncesinin yanlış olduğunu fark ettiğinde onu değiştirme/düzeltme esnekliğine sahip birisi ki bu önemlidir.
Özellikle tarihi olguların nesnel olarak yorumlanması gerektiği yani bir tarihçinin tarihi araştırmasında ve ardından yorumlanmasında olabildiğince asgari seviyede değer yargılarını katması gerektiği inancında. Tabi burdan anladığınız üzere tamamen tarafsız bir tarihin de yazılamayacığını vurgulamaktadır. Bunun ne kadar gerekli olup olmadığını da ayrıca kitabın içerinde tartışmıştır.
Bu kitabı Tarih okumasını seven, yeni başlayacak olan, tarihe bakış açısının nasıl olması gerektiği ile ilgili yeni şeyler öğrenmek isteyenlere tavsiyemdir. Edward Hallett Carr'ın bir sözü ile bitiriyorum.
"Geçmiş, bizim için bugünün ışığında anlaşılabilir ve bugünü tümüyle ancak geçmişin ışığında anlayabiliriz."