En sevdiğim yazarlardan olan Jack London'ın, Yıldız Gezgini kitabını henüz bitirdim ve sıcağı sıcağına kısa bir inceleme yapmak istedim.
Öncelikle çevirmen konusuna değinmek istiyorum. Ben bugüne kadar Jack London'ın eserlerini hep, Levent Cinemre çevirileriyle okudum ki; kendisinin çevirileri gerçekten çok güzeldir. Ancak bu kitabın çevirisini Fadime Kâhya yapmış. İlk defa farklı bir çevirmenden okudum; ilk başlarda biraz tereddütle başlasam da eseri gayet iyi çevirdiğin gördüm. Özet olarak çevirmen gayet iyi iş yapmış diyebilirim.
Hikayemizin asıl kahramanı Darrell Standing, California Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde tarım ekonomi profesörlüğü yaparken, bir gün meslektaşı olan Profesör Haskell'ı öldürür. İpucu olmaması için neden öldürdüğünü söylemeyeceğim.
Daha sonra Standing, işlediği cinayetten dolayı San Quentin Hapishanesi'nde ömür boyu mahkumiyet ile cezalandırılır. Standing, hapishanede kaldığı zamanlarda, kendisine yapılan işkencelere ve insanlık dışı eylemlere artık dayanamaz hale gelir ve farklı yollar aramaya başlar. Orada tanıştığı Ed Morell'in tavsiyesi üzerine, işkencelerden kurtulmak için astral seyahat yapmaya başlar ve farklı zamanlarda farklı dünyalara geziler düzenler.
Jack London'ın hikayesinde bahsettiği Ed Morell, kendisinin gerçek hayattaki arkadaşıdır aslında. Bu hapishane hikayesini de arkadaşı Ed Morell'dan esinlerek yazmıştır. Jack London'ın bu eserde asıl vurgulamak istediği şey; ABD'de bulunan hapishanelerdeki durumun ne kadar içler acısı oluğunu göstermektir. London, hapishanelerdeki sistemin çürümüşlüğüne, mahkumlara insanlık dışı işkenceler edildiğine ve gaddar gardiyanlara eleştirilerde bulunmuştur.
Eğer Jack London'ı seviyorsanız bu kitabını da okumanızı tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum..