Fyodor Dostoyevski ye bu puanı vermiş olmak beni müthiş derecede rahatsız ediyor. Ancak gönlüme su serpen şu ki Dostoyevski bir çok kitabında kalbimi kırıyor, aklımı karıştırıyor, nefretimi artırıyor .
Özellikle Ezilenler ve Beyaz Geceler deki hırçınlığımdan sonra #k:126da da canımı sıkan, kalbimi sıkıştıran bir şeyler vardı, tarif edemeyeceğim.
Ne istediğini bilmeyen, hiç sevemediğim, hayatımda sıkça karşılaşıp hemen uzaklaştığım, ilgi bağımlısı, dikkat çekme çabası içerisinde olan ama buna rağmen sevilen ( en az iki kişi tarafından) kadın karakterlerine mi nefretim, belki kıskançlığım, bir fikrim yok, yalnızca varsayım.
Bu kitapla söyleyeceklerim bu kadar. Hissettiklerim, söylemek istemediklerim, anlatsam uzun uzun anlatabileceğim her şeyi bir yerlere sakladım, umarım bulmam. Kafa karışıklığıyla yazılmış bu inceleme de bana duygu durum haritası olsun...
Neyse, hâlâ Dosto* yu çok seviyorum. Her kitabı müthiş bir akıcılıkla okunur; düşünceleri, yansıttıkları birçok kişiye hitap edebilir. Bir romancının insan hakkında bu denli derinden yazıyor oluşu belki de 'ne yazsa okurum' dememin temel nedenidir. Aşkı, tutkuyu, çaresizliği, hırsı, kısacası insana ve bu dünyaya dair her şeyi büyük bir beceriyle aktarıyor okuyucusuna. Canım Dosto* ...