Puan vermedi·1062 syf.····Okunma: 24 Ocak 2023 14:45 Uzun bir süre bana eşlik eden bu eşsiz eser için ne yazarsam yazayım eksik kalır. Böyle bir eseri okuyup inceleme yapmadan geçemezdim. Eseri sadece bir aşk romanı olarak değerlendirmemek gerekir. Eseri okurken dönemin; siyasi, ahlâki,sosyal ve toplumsal birçok alanda bilgi sahibi olacağınız bir külliyat.
Romanda dürüst bir evliliğin mutluluğu ile yasak bir ilişkinin hayal kırıklıkları karşılaştırılır; sadakat, tutku, kıskançlık gibi temalar işlenir; bir yandan da o dönemde Rusya’da kadınların durumu, eğitim reformu gibi konular dile getirilir.
Anna Karenina, yasak aşkı Vronskiy ve eşi Aleksey Aleksandroviç arasında bir tercih yapmak zorundadır. Her ne kadar Vronskiy' i sevse de evliliğini bitirmesinin biricik oğlu Seryoja'yı da bırakmak zorunda olacağını bilmesi bir anne olarak Anna'yı çok üzmektedir. Ancak yasak aşkından hamile kalması bu durumu değiştirir. Anna yeni hayatına başlar ancak bir türlü mutlu olamaz. Pişmanlıklar yaşar ve hatta bu aşkın meyvesi olan kızını bile Seryoja'yı sevdiği kadar sevemez. Anna, yaşadığı bu pişmanlıkları dile getiremediği için sürekli olarak Vronsky de kusur bulmaya ve aldatıldığını düşünerek bunalımlar yaşamaya başlar.
Anna için her şey bitmiştir artık ne eski eşine dönebilirdi ne de Vronsky'le eskisi gibi olabilirdi. Hırsları ve kıskançlığı uğruna hayatını altüst etmişti. Yaşadığı bunalımlar ve Vronsky'i cezalandırmak uğruna acı bir şekilde intihar eder.
Kitabı okurken Anna için çok üzülsem de Kiti adına doğru aşkı bulduğu için sevindim. Kiti Levin yerine Vronsky'i tercih etseydi kim bilir belki de Kiti için üzülecektik. Ah! Anna keşke son bir kez sevildiğini duyabilseydi, hissedebilseydi. Çoğu zaman böyle olmaz mı zaten? Sevdiğimiz insanlara onları sevdiğimizi söylemek, hissettirmek gerekiyor. Bazen tek bir kelime bile insanın yaşaması için bir sebep oluyor.
Sevdiğiniz insanların yaşam sevincini tazeleyin, yarın çok geç olmadan bunu söyleyin.