Herkese merhabalar. Ayın okuduğum şiir kitabı Nilgün Marmara'nın Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i oldu. Yazarın üslubu biraz zorlasa da anlamlı ve üstünde düşündüren şiirlerle karşılaştım.
Şiirleri okurken hep bir yarım kalmış hissi doğuyor içine insanın. Yalnızlık, isyan, gerçeklik çarpıyor sanki adeta yüzünüze. Her şiirde bir duygusallık hakim. Okuduğum için mutluyum. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Birlikte okuduğum arkadaşlarım;
Fatma KazankayaSena KaracaBurcuGülşah Ongun
#heraybirşiirbirromanokuyoruz her birinize tek tek teşekkür ederim. Bir sonraki ay, başka şiirlerle görüşmek dileğiyle.
#kitapalıntıları :
*...
Tüm hücrelerinle kus cellat yargıları!
Seslen sonra övünçle bir gelecek insanlığına
oynadığın eşsiz mikalarla!
*Böyle düşüş görmemiştim ölgün ve kırık çakılmış kalmıştım / gelecek zamanlı düşler çatıyordum kapladığım şuncacık yerde; / bu ölçümsüz gökyüzünde...
*Sevinç?
Geniş yeryüzünün bir köşesinde
Işık?
Açılırsa zincirden dökülende.
Uzak sevincim ey!
Kırık dökük ülkenin seçkin çiçeği!
*...
O; kent,
kendi görümüne kör olan,
hep işitti öz sesini,
içinde yaşayanın.
...
*...
Dinliyoruz iletilmeyen vücutlarımızı:
yorgun bir tansıktan artakalan
kıvılcımlar sanki...
Çoraklığımızı katlıyoruz hep birlikte,
Uyandığımızda yalnızlığın yanıbaşımızda
uyuduğunu görmek...
*Hayatın dibini görmek,
Balığı tutsak etmek, kendini kafese koymak...
Çocuğun zorudur masalar altında
Bunun üzerine bir kırmızı çapraz için
Karanlığın alnını karışlamaktır zaman.
*Onun bedeni bir tımarhane.
İçinde çok işçi, deli ve çalışkan!
Onun bedeni bir kule.
İçinde çok basamak, karanlık ve nemli.
Güldürerek çıkarır merdivenlerden,
Ağlatarak indirir aşağı!
Onun bedeni bir küre.
Yüzeyi çok giz, parlak ve akışkan.
Döndürdükçe gösterir çarpıtmaz,
Zamana saygılı ve acıyan...
*... Çocukluğun kendini saf bir biçimde
akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte!..