Puan vermedi·228 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Şubat 2023 20:15 " Cehennem, acı çektiğimiz yer değil,
acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir ."
Hayatın içinde insan olabilmek ve insan kalabilmek, farkındalığı güçlü bir bilinçtir.Olaylara nasıl tepki vereceğimiz en önemli özgürlüklerimizdendir. Çaresizlik ve korku anlarında davranışlarımız nasıl da belirler kişiliğimizi . Ama akıllara hep şu soru gelir insan ne kadar bilinir ki?
Yerin altındaki o karanlık ve soğuk hücrede Öğrenci Demirtay, Doktor, Küheylan Dayı ve Berber Kamo, Zinê Sevda ' nın on gün boyunca işkenceler içindeki sürede birbirlerine hikâyeler anlatıp umuda sığındıkları günleri okudukça , sizin de yüreğinize dokunacak .Acının olduğu yerde zaman başka türlü akıyor maalesef .Ve bu acıları bedenimizde hissetmek , aklımızda bilmekten çok daha başka oluyor. Çektiğimiz acıları kimselerin duymaması acımızı daha da derinleştiriyor.
Karakterlerin mücadele ve direnişlerini okudukça 12 Eylül ' ün o hüzünlü atmosferini yaşadım .
İstanbul ' un iki farklı yüzünü ele alır yazar: iyiliği anlatırken kötülüğü, yer altını anlatırken yer üstünü, mutluluğu anlatırken mutsuzluğu, zamanı anlatırken zamansızlığı, yaşamı anlatırken ölümü de anlatmıştır. Umutlarının içinde aşkı da güzel ifade eder.
Burhan sönmez'in sisler içinde yarattığı , pus dağıldıkça çoğalan renkleriyle, surları, kuleleri, kubbeleriyle istanbul'da geçen romanı. Keyifli okumalar .
Kitaptan Alıntı:
"insan ne kadar bilinir ki, doktor? sen vücutlarını yarıp kalbini, ciğerini gördüğün hastalarını bilebildin mi? kuş sadece kuştur, çoğalır ve uçar. ağaç sadece yeşillenir ve meyve verir. insan başkadır."
...kenti kent yapan insanın bakışıydı. Kötü bakanlar kenti kötüleştirir , güzel bakanlar onu güzelleştirirdi . Kentin değişmesi ve güzelleşmesi, insanın değişip güzelleşmesine bağlıydı.