"Herkes ne zaman ölür
elbet gülünün solduğu akşam."
Turgut Uyar Turgut Uyar
Gülünün solduğu akşam, işte biz o akşama gidiyoruz kitapla.
Güller solarken bizim de içimiz soluyor.
Mendillere kan sesleri doluyor.
"Ahmet abi, güzelim bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri."
Edip Cansever Edip Cansever
Bir kitap ne kadar çarpıcı olabilirse o kadar çarpıcı ama aynı zamanda ne kadar naif olabilirse o kadar naif. Anlatılamaz olarak nitelendirdiğim kitaplardan, ancak okuyup bir parça hissedilebilir belki.
Erdal Öz'de öyle istiyor, diyor ki: "Anı-belge karışımı bu anlatıyı bir roman gibi de okuyabilirsiniz; yeter ki sizde bırakacağı hüzün kalıcı, onarıcı olsun.
Sanırım hüzün, gerçek acıların izdüşümüdür."
68 kuşağı olarak bilenen kuşağın ülkemizde ileri gelenleri; bir kısmı çatışmalarda bir kısmı idamlarda aramızdan ayrılan devrimci gençler ve onların kitabı işte. Hepimiz biliriz, duymuşuzdur onları ama bir kez de onların ağzından dinlemeye şans vermeliyiz hepimiz. Erdal Öz, Mamak Askeri Cezaevi'nde onların bir kısmıyla karşılaşıyor onları dinliyor gözlemliyor ve kaleme alıyor bu eserini.
Ne desem az kalır ben susayım onlar konuşsun.
İyi okumalar,