Öncelikle bu şahane incelemeniz için tebrik ederim Fatma hanım. Kitabı yeni bitirdim ve incelemenize denk geldim. Verdiğiniz bilgiler gerçekten güzel ve tespitleriniz çok yerinde. Birçok tespitinizi okurken ben de düşündüm, özellikle Levin'in bizzat Tolstoy'un kendisi olduğunu her satırda hissettim. Ayrıca dediğiniz gibi bu asla bir aşk romanı değil; toplumsal tepkilerin, sosyetenin, erkek-kadın bakış açılarının, biraz da dini konuların yoğrulduğu uzun bir metin. Dostoyevski ve Tolstoy arasındaki farkları anlatırken her zaman ön plana çıkan şeyin Tolstoy'un sosyeteyi, halkı iyi değerlendirmesi; Dostoyevski'nin ise bireyin içini, ruhsal bunalımları iyi aktarması olduğunu düşünürüm. Bu kitapta Tolstoy şahane toplum gözlemlerine ek olarak çok da iyi karakter tahlilleri yaparak kitabı daha iyi bir hale getirmiş. 1100 sayfalık bir kitaba isim olan Anna'nın, kitabın belki de yarısında bile bahsedilmemesi de ilgimi çekti. Bence kitap daha çok Levin üzerineydi hatta ama sanırım kendisini kamufle etmek için kitabın başlığına Anna'yı aldı. :)
Ayrıca incelemenizde ''Anna'nın ölümü Vronskiy'in atının ölümünden dahi sıradan bir paragrafla kapatılır'' cümlenizi alkışlıyorum. Çok kaliteli bir tespit olmuş.
Kaleminize sağlık ...