Madam Bovary... Boşa harcanmış bir hayatın hikayesi.. bir doyumsuzluğun romanı, Madam Bovary.. yazacağım kelimeleri özenle seçiyorum.. hem bir sürü şey demek istiyorum hemde ne diyeceğimi bilemiyorum.. insan göz göre göre ama aynı zamanda da alabildiğine bir körlük ve aldanışla nasıl da hayatını mahveder bunun öyküsü işte.. sanki bir bataklığa düşmüşçesine geçen her sayfada Emmanın daha da çok çamura saplanmasını izledim.. Gözlerimin önünde Emma kendi yarattığı hırs ve doyumsuzluk çamurunda boğuldu.. etkileyiciydi.. ölümün soğuk yüzü, hayatın fütursuzca devam edişi.. çıkarılacak bir sürü ders vardı şüphesiz.. insan hayatını ne için ve kim için harcadığını iyi düşünmeli.. eğer biri sizi hayatından çıkarıp hiçbir şey olmamış gibi devam edebiliyorsa üzülerek söylüyorum ama verdiğiniz değere değmezmiş.. çünkü her şey bir yalan ve aldanmışlıktan ibaretmiş.. daha da kötü olan ise Emmanın sözde aşk adına ondan ona savrulurken kendini kandırışıydı.. insan nasıl böylesine kendini aldatıp sonra da bu uğurda ölür ki..tüyler ürpertici.. düşünsenize Emma tüm o bedeni arzularını doyururken hiç sevmemiş ve sevilmemiş bir kadın.. ya da sadece kocası tarafından sevilip bununla yetinememiş bir kadın.. beni üzen bir çok ayrıntı vardı.. Emmanın çaresizligi.. hayatını mahvetmesine sebep olanların vurdumduymazlığı.. kocasının buruk sevgisi.. ve şüphesiz hikayenin en günahsızı Berthe.. madam bovary, kendi arzuları için üç hayatı birden mahveden bir kadının hikayesi.. insan hayatını mahvedecekse bile bunu kimin için yapacağını iyi seçmeli.. başka da ne diyebilirim ki; okuyunuz.. Madame BovaryGustave Flaubert