Gönderi

muhteşem bir kitap!
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CqGQ-kdoRUQ Hangimizin içinde bizi bizden uzaklara sürükleyen bir şeytan yok ki? Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. Kitap önerisi alabilmek için yorumlar kısmına bakabilirsiniz. Sabahattin Ali'nin bugüne kadar okuduğum sadece birkaç kitabı olmasına rağmen onun kitaplarında fark ettiğim önemli bir yön var. Her yazar insanı nefreti, sevinci, arayışı, hüznü, dürtüleri ve diğer yönleriyle bütünsel olarak ele almayı başaramıyor. Ama Sabahattin Ali, kendi kurguladığı karakterlerle insana has dertleri okuruna net bir şekilde aktarabiliyor. Bu kitap bana hangi kitabı hatırlattı dersiniz? Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski'nin Karamazov KardeşlerKaramazov Kardeşler kitabındaki Ivan Karamazov'un kendi şeytanıyla olan mücadelesini gördüm bu kitapta. Ivan sanki Türkiye'ye gelmiş, adını Ömer olarak değiştirmiş ve yepyeni bir çevre oluşturmuş gibi geldi. Ama değişmeyen tek bir şey vardı bu iki karakter için: İnsanın dünyada bulunuş biçiminden dolayı çektiği evrensel varoluş sıkıntısı. Kitabı okurken aklımdan hep Ingmar BergmanIngmar Bergman'ın Persona filmindeki "Başkalarına karşı sen ile yalnızkenki sen arasındaki uçurum" repliği geçti. Ömer'in başkalarına karşı rol yaptığı Ömer ile kendi içiyle yaptığı diyaloglar arasında uçurum kadar fark vardı. Macide'nin de öyle. Keza bizlerin de... Zaten bu kitabı okuyan herkes kendisini ya Ömer ya da Macide gibi hissetmemiş midir? Çünkü Ömer gibi ben de başkalarından çok kendimle konuşurum. Macide gibi ben de arkadaşlarımla konuşurken ortak bir nokta bulamamaktan şikayetçiydim, arkadaş çevremi değiştirdim. Bedri gibi ben de kafamdan bir türlü atamadığım insanlara sahiptim. İşte Sabahattin Ali bu yüzden Sabahattin Ali... Onun karakterlerinde hep kendi hayatımızdan izler bulabildiğimiz için. Ömer karakteriyle vurgu yapılan maddi bağımsızlık ve iletişimsizlik konularının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Maddi bağımsızlık olmadan manevi bağımsızlığın da gelmediğini düşünmüşümdür hep. Ömer'in roman boyunca içinden çıkamadığı yegane konu parasının olmaması aslında. Bu yüzden insanın öncelikle kendi tutkusunun ona sağladığı maddi bir kaynağı olacak ki, sonrasında bu alıntıda olduğu gibi yaşamaya değer daha büyük bir sebep bulabilsin: "İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı! Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." [s. 188] Ayrıca Ömer -yani size dediğim evrensel varoluş sıkıntısı olan dünya insanı-, birisini seviyor ama onunla daha sağlıklı iletişim bile kuramıyor. Böyle bir sevginin ne anlamı var? Karşındakini beklentiler içinde bırakıp ona zarar vermektense içindeki bütün suçları üzerine attığın o meşhur şeytanınla konuşup barışmak daha iyi değil mi? Her ne kadar Sabahattin Ali "içimizdeki şeytan" benzetmesiyle özeleştiri yapmamıza engel olan bencil kısmımıza vurgu yapsa da, toplumun da kendisine has bazı şeytanları olduğunu düşünüyorum. Eylemsizliktir onun bir şeytanı, körü körüne bir fikre bağlanmaktır diğer bir şeytanı, sorgulamadan batıl inançların peşinden gitmektir hiç bırakamadığı başka bir şeytanı... Hatalarımızı sürekli içimizdeki şeytana yüklersek hiçbir yol alamayız bu hayatta. Başarısızlıklarımızı kadere yükleyip dururuz sonra. Önlem almayışlarımızdan mağduriyetler yaratırız. O şeytanla ya tamamen barışmalı ve beraber yürümenin bir yolunu bulmalı ya da tamamen yok etmeli bir şekilde. Bir başka konu olarak, romandaki karakterlerin Türk edebiyatındaki bazı isimleri ve özellikle de Nihat karakterinin Hüseyin Nihal Atsız'ı temsil ettiğinin bilincindeyim. Sabahattin Ali ve Atsız arasında geçen atışmalardan da haberdarım. Yazarların edebi karakteri ve kalitesiyle ilgilendiğiniz zaman bu tür magazinsel polemiklerden uzak durup yazarları tamamen yazdıklarıyla değerlendirebilmek de büyük bir özgürlük oluyor bence. İnsanlar genel olarak kaos görmek ve ülkemizde yaşanan kutuplaştırma ortamını edebiyata da yansıtmak istiyorlar. Ama ben, yazarları edebi içerikleriyle değerlendirmeye devam edeceğim. Bir gün içimizdeki şeytanlarla barışabilmek dileğimle...
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
··1 alıntı·
2 +1'leme
·
39,5bin Gösterim
111 Yorum
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
yorum yazanlar için bugünlük son kitap önerilerini de veriyorum. ramazan’a girmeden önce yeni bir kitap keşfetmek isterseniz incelemeyi okuyup yorum yazabilirsinizz
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
iftardan sonra nasıl tak diye burdayım 🤓 incelemeye yorumunu belirten arkadaşlar için kitap önerilerine son hız devam ediyoruzz 📚
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
günaydınlarr hayırlı ramazanlar diliyorum 🙏🏻 bugün bütün gün bu incelemenin altına yorumunu yazan arkadaşlara kitap önerisi hediyelerim olacak. yorumlarınızı bekliyorum 📚
Kitap gibi yorumunda muhteşem :) bende okumadım dediğinde şaşıranlar arasındayım böyle müthiş bir eseri bu zamana kadar nasıl okumadı diye :) malum senden muhteşem kitaplar kaçmaz :) Kitap önerini merakla bekliyorum 😊
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
teşekkür ediyorum, tabii ki kitap önerim: - oğuz atay, oyunlarla yaşayanlar
Kitap önerisi?
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
tabii kitap önerim: - cuniçiro tanizaki, bir kedi, bir adam, iki kadın
Reklam
Instagram'da bu kitabı paylaşıp okuyan var mı dediğinde adeta şok olmuştum bu kitabı şuana kadar okumadığın için. O günden sonra merakla incelemeni bekledim, yine çok başarılı olmuş :) bu kitabın ruhumda ayrı bir izi var. Şimdi bana Türk Edebiyatından bir öneri lütfen! :)
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
teşekkür ediyorum, tabii ki kitap önerim: - mirze elekber sabir, hophopname
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.